2013 akp'nin halk desteğinin zirvesinde olduğu bir dönemdi. kemal derviş refomları, özelleştirmeler, fed'in bastığı paralar derken ekonomik olarak cumhuriyet tarihinin en parlak zamanlarından biri yaşanıyordu. ülkeyi yokuş aşağı götürecek olan hazine garantili ihaleler, liyakatsizlik, yolsuzluk ve adaletsizlikler henüz emekleme aşamasındaydı.
şu andaysa şartlar çok farklı. erdoğan kurumları ve bürokrasiyi tamamen eline almış olsa da arkasında o zamanki gibi bir halk desteği yok çünkü ortada siyasi bir parti veya figüre destekle basitleştirilemeyecek kadar büyük sorunlar ve bu sorunlara hiçbir çözüm üretemeyen iktidara karşı gittikçe büyüyen bir tepki var. kendi seçmeni dahil halkın ciddi bir kesimi birçok şeyden rahatsız. ekonomi zaten batık vaziyette ve düzeleceğine dair bir emare görünmüyor. yolsuzluk adaletsizlik liyakatsizlik ülkenin normali sayılıyor. ülkedeki sorunlar sadece sekülerleri, orta direği değil en başta bütün hayatları akp yönetimi altında geçen, geleceğe dair hayal bile kuramayan gençler olmak üzere sağcısından solcusuna, milliyetçisinden muhafazakarına kadar herkesi bezdirmiş durumda. mevcut tek adam rejimi küçük bir ayrıcalıklı kesim dışında herkese umutsuz ve karanlık bir gelecekten başka bir şey vaad edemiyor.