mustafa denizli'nin tek forvet inadından vazgeçtiği karşılaşmadır.
mustafa denizli malumunuz tek forvet bir sistemle çıkıp, tello ve serdar özkan'ın 2 ve 3. forvet olduğunu iddia ederek aslında 3 forvetli bir sistemle çıktığını belirtiyordu, tabi iki gözü, iki kulağı olan az buçuk futboldan anlayan ademoğulları olarak bu açıklamasını yemiyorduk.
neyse, klasik 4-4-2 olan çift ön liberolu bir sistemle çıktı, biz en azından nobre'nin yükü azalıp top kazanıp pas yapmaktan ziyade gol arayacağını umduk ki, öyle de oldu. hatta mustafa denizli'nin anlayışıyla forvet sayımız 4(!) olmuştu belki de ne bilelim? tello ve serdar özkan forvet nasıl olsa ona göre(!).
ilk yarıda beşiktaş mücadeleci futbol ortaya koymaya çalıştı, ernst 1. dakikada neyse oyundan çıktığı ana kadar oydu. ileri uçta bitirici son pası yaparken, 20 saniye sonra kale önünden top alıp, ileriye taşıma gayreti takdire şayandı, topsuz alandaki koştuğu bölgeler etkileyiciydi, yerinde müdahaleleri ile değil takımın, maçın adamıydı. delinho ise haftalardır ilginç bir şekilde çok iyi oynayarak biz beşiktaşlıları şaşırtıyor, hele hele orta açmadaki başarısı parmak ısırtıyor, "bu delinho mu lan?" diye birbirimize bakıyoruz ekran başında veya trübinde. cisse ise ernst bu denli iyiyken "dostlar alışverişte görsün" misali öylesine ayak sokmalarla falan uğraşmaktaydı. nobre her zamanki gibi "koçum benim, adamım" canla başla mücadele. bobo nobre'nin üstündeki yükten 2 adam bile eksiltse kardı öyle de oldu. tello bir gol bir asistle skora damga vurdu, gökhan zan ceasar'dan öyle bir vücut çalımı yedi ki, bir allah, bir beto, bir kale bir de çaresiz bir beşiktaş'lı savunmacı kale çizgisi üzerindeyken, penaltı noktası üzerinden topu dışarı göndererek beşiktaşlıların "şans bizden yana, alırız biz bu maçı" diyerek gülümsemesine neden oldu. sivok'un beto'yu indirmesi ise bazı açılardan ikili mücadeleymiş görülüyor fakat kale arkasından ve ofsayt kamerasından pozisyonun net penaltı olduğu görülüyor. bünyamin gezer'in açısı ise çok ters pozisyona ancak yardımcı pozisyonu o kadar net izliyor ki, "slow motion" modunda neredeyse, yapması gereken bünyamin gezer'i uyarıp penaltıyı vermek, ama yüreği yetmiyor! ilk yarı da öylesine bitiyor.
beşiktaş 2. yarıya başlar başlamaz, koca sezondur en çok korner atan takım olmasına rağmen yapamadığını yapıyor ve geçen haftaki trabzon maçı gibi kornerden gol buluyor ve kornerden gelen toplardan attığı gol sayısını 3'e çıkarıyor, üstelik 2'si son 2 haftada. sonra tello'nun müthiş yere giden topu. tello bu golü attıktan sonra 3'e 1 yakalanan bir pozisyonda serdar özkan'ın tello'nun yaptığını yapmaya çalışması ancak her zaman olduğu gibi beceriksizlikle sonuçlanması, 3 defa sağ kanattan inip, bir türlü içeriye çıkaramaması, beceriksiz çalım denemeleri falan, beşiktaş taraftarının artık küfrederek günaha girdiği zamanlardı ki, denizli serdar özkan'a daha fazla tahammül etmedi ve zapo'yu aldı oyuna. toraman da özellik olarak sağ açık mevkiinde oynamak için ağır olmasına rağmen sağ açık oynamaya başladı ve serdar özkan denen topçu bozuntusuna "çalım öyle atılmaz böyle atılır, koşu öyle atılmaz böyle atılır, pas öyle atılmaz böyle atılır, gol de aha böyle attırılır, gördün mü düdük?" diyerek ders verdi. 3. golden sonra serdar özkan'ın yerinde olsam "hocam allah aşkına beni kadro dışı bırak akıllanayım" diye yalvarırdım. denizli'nin yerinde de olsam hafta boyunca 150.000 kere o golü tekrar tekrar izletirdim.
maç sonu ise denizli'nin açıklamaları komikti. hala tek forvet sistemden dem vurup "bobo şablonumuza uymuyor ama zorlayacağız artık" hoca konya maçında da zorlayacaktın, trabzon maçında da. zaten zorlamak senin görevin, rahat olan sen değilsin ki? lider olan, puan farkıyla önde olan sen değilsin ki? elbette zorlayacaksın! maçı kazanmışsın üstelik 3 golle, üstelik bobo'nun gelmesiyle daha fazla boş alan bulan nobre 2 gol atmış sen hala "şablon" diyorsun. tuhaf tabi.
sonuç olarak, trabzonspor ve fenerbahçe'nin kaybettiği haftada kritik bir 3 puan aldı beşiktaş. trabzonspor maçının genelindeki, antep maçının 2. yarısındaki mücadele ruhu koruyarak, serdar özkan ve cisse'nin yerine yüreğini koyacak oyuncların monte edildiği bir takım veya ernst'in daha defansif ama etkili kalmasıyla cisse'nin yerine delgado ile beslenen nobre ve bobo ikilisi, oyunu her türlü oynayan ernst ile bu takımın yenemeyeceği takım yok bu ligde.