beşiktaşımız için kazanılması gereken bir maçtı ve iyi mücadele edilerek kazanıldı.
ilk yarıda istediğini alamayan bir beşiktaş vardı sahada. cift forvetin ismi bile antep'e yetmiş hali hazırda tabata'nın eksikligi ile sahada cok koşan, cok basan bir antepspor vardı. ilk yarının sonlarına dogru topla oynama ustunlugu beşiktaş'ta olmasına ragmen oyun tam anlamı ile karsı tarafa yıkılamadı. bunda serdar özkan'ın beceriksiz oyunu ve saçma sapan pas hatalarının etkisi buyuktu.
ilk yarının sonlarına dogru kontra toplarla pozisyon arayan gaziantep 2 gol pozisyonundan yararlanamazken * bir adet de penaltısı hakem tarafından es geçmilmiştir. pozisyonda sivok beto'yu çekerek indirmiştir. hakemin süzmesi zor bir pozisyon olsa da "penaltı verilmeliydi" diye dusunmekteyim.
ikinci yarının başlamasıyla saldıran ve ısıran bir beşiktaş'ı sahada gördük. sol kanattaki mevkisinden 10 numara mevkisine kayan tello, hem kornerden nobre'ye bir asist yaptı; hem de takımının ikinci golüne imza atarak maçı kopardı bugun. ama tüm bunlar ragmen, bugun maçın adamı ernst idi. demirören yönetiminin bu seneki en iyi transferi tartısmasız bu adam. sahanın her yerinde idi. top nerede ise o da oradaydı. topsuz oyunda yaptıgı inanılmaz kademeler ile, ortaya dusen tüm 2. topları toplayarak antep'e gecici bir kabus yasattı bugun. helal olsun diyelim.
neticesinde nobre (2) ve tello'nun golleri ile haftaya cok guzel bir şekilde girdik diyelim.