24 yaşında bir kızcağızdan korkuyorsunuz hem de! iliklerinize kadar korkuyorsunuz!
Rant düzeninizin bozulmasından korkuyorsunuz! Düne kadar aynı maklubeye kaşık salladıklarınız gibi onursuzca bir kaçıştan korkuyorsunuz! Kul hakkıyla şiş karınlarınızı büyütürken Çelik bir pençe yağlı bileklerinizi kıracak diye korkuyorsunuz!
Korkun! O kız gibi binlerce cesur yürek, binlerce vatan delisi var! O kız sadece hepsinin sesi oldu!
Korkun! Çok olsanız da yüreğinizde cesaretin kırıntısı yok! Ayazda dişi parlayan bir kurdun korkusuyla kuyruğunu ardına sıkıştırıp kaçan it sürüsünden farklı değilsiniz!
Korkun! sizin davanız aranıza kemik atılana kadar çünkü!
Biz korkmuyoruz! Bilge Tonyukuk’un dediği gibi; azız diye niye yenilelim!
Alparslan’a düşman yaklaşıyor dediklerinde gülümseyip; biz de onlara yaklaşıyoruz dediği gibi mutlak bir zafere gülümsüyoruz!
Atatürk’e paşam geldiler diyerek düşmanın yenilmez Armadasını gösterdiklerinde “geldikleri gibi giderler” derkenki inancımızla!
Geldikleri gibi gidecekler, bunu size garanti ederim, o zaman korkudan titreyen sesinizle kandırıldık diyebileceksiniz ancak!