ana avrat küfretmek bir şeyi değiştiriyor mu? hayır. ha gene de isteyen saydırabilir klavyesinden, bu, kişinin üslubunu göstermekten başka bir işe yaramaz.
sık sık ortaya atılan bir argümandır pkk'nın emperyalizmle işbirliği içinde olması ki bu nispeten doğrudur da. ancak burada sorulması gereken temel soru şu; emperyalizmin o 'yumuşak' kucağına yalnızca siz mi oturacağınızı sandınız? şimdi sorularla ülkemizi tanıyalım köşemiz;
türkiye cumhuriyeti nato üyesi midir? evet.
türkiye cumhuriyeti her zaman emperyalizmin ileri karakolu (daha ağır bir tabir kullanacağım da, neyse) olagelmiş midir? evet.
incirlik hava üssü incir yetiştiriciliği için mi kurulmuştur? hayır.
o üsten kalkan pek çok uçak ırak'daki sivillerin üzerine bombalar yağdırmış mıdır? evet.
türkiye bu duruma gıkını çıkartmış mıdır? çıkartmadığı gibi meclisten tezkereyi geçiremediği için üzülmüştür de.
bugün filistinlileri, gazze'yi bombalayan israil hava kuvvetlerini konya'da babam mı eğitmektedir? hayır.
türk ordusu kore'ye hava değişimi için mi asker göndermiştir? hayır.
türk ordusu afganistan'a turistik gezi için mi gitmiştir? hayır.
sorabilir miyim, gene aynı ordu, lübnan'da ne halt etmektedir?
ne skime donanmasını somali açıklarına yollamaktadır?
'bölgenin lideri' olabilmek için diplomatlarını nerdeyse beyaz saray'ın kapısında yatıran hangi ülkedir?
70'lerin jargonuyla, 'son türk devleti'nin yılmaz savunucusu milliyetperver, vatanperver, devletperver arkadaşlaradır sözüm, sizin savunduğunuz, bağrınıza bastığınız devletiniz en emperyalistperverken pkk'yı emperyalizmle işbirliği yapıyor diye suçlamak gülünçtür. ortada, beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, doğru veya yanlış bulursunuz farketmez, ulusal bir kurtuluş mücadelesi varsa, bu tip mücadelelerde bulunanların her çareye dört elle sarılmaları anlaşılır bir şeydir. ki bunu, türkiye de kurtuluş savaşı yıllarında yapmış bir ülkedir, ingiltere desteğindeki yunanistan işgaline karşı dönemin diğer emperyalist ülkeleri fransa ve italya'yla işbirliğine gitmiştir bu ülke de. ikiyüzlülüğü elden bırakmanız, sizin için en sağlıklısı olacaktır.
galiyevist geçinenlere dönelim şimdi de. kuzum siz galiyev'i sahiden türk milliyetçisi mi sanıyordunuz pardon ama? galiyev'in milliyetçiliği, ciddi sakatlıklar barındırsa da, sömürge durumunda olan tüm asya halklarını kapsayan, onların kurtuluşu olacağını düşündüğü bir formüldür. bugün emin olun ki kürt sorununda galiyev 'en kürtçü' olmaktan çekinmezdi türkiye'nin kürtlere karşı uyguladığı politikalara tanıklık etseydi.
asker mevzusuysa, bu konudaki en pislik mevzulardan biridir elbette. bugün türk halkı, türk gencinin büyük çoğunluğu bu savaşın müdahili olmak istemese de, 'zorla' askere alınmakta ve ölüme gönderilmektedir, ve elbette bu bir insanlık dramıdır. ancak bu meselede bir nokta gözden sürekli kaçırılmak istenir; birincisi, o bölgeyi ve bölge insanını daha fazla sömürmek isteyen, bunun için insan hayatını, kendi insanının hayatını hiçe sayan, kendi çıkarları uğruna halkları birbirine kırdıran burjuvazi ve onun devletidir burada asıl suçlu, karşı durulması gereken de devlettir haliyle. devamını getirmiyorum, zira benim 'faşist olmayan' güzel ülkemin 'asla faşist olmayan' ceza kanununda askerliği soğutmak denen bir madde mevcut.