albay kemal

entry240 galeri
    170.
  1. ne zaman bir kadına aşık olduğumu düşünsem aklıma ilk sigara içişim geliyor. ikisi de plansızdı, alışkanlıklarımdan vazgeçmek anlamına geliyordu, benim için zararlıydı, bunların hayatımda bir yeri olduğunu düşünmüyordum... ilk nefes de ilk öpücük gibi baş döndürücü, gevşetici ve mutlu edici üstelik. benziyorlardı ama sonra yavaşlamaya, mutsuzluğa ve ölmeye gidiyordu yol.

    siktir edin bunu şimdi. amacım yazmak değil... hırsızlık yapmak ya da masum birini öldürmek daha meşru geliyor bu öğlen vakti. kısa bir süre önce en fazla birilerinin göt kılı olabileğimizi öğrendim. bir bardak çaya 3 lira verebilen, sinemada filmin başlamasını beklerken reklam izletilebilen insanlarız biz. bizim için isyan ya da umut ancak bir aldatmacadan ibarettir.

    dediğim gibi yazmak artık yapabildiğim bir şey değil. uğruna yazabilecek çok şey bulamıyorum uzun zamandır. bulduğum nedenleri de berbat etmek, yerin dibine sokmak ya da değersizleştirmek gibi bir yeteneğim var, daha önce de bahsetmiştim. hal böyleyken yazmak kısır ve sıradanlaşıyor, en azından benim için. ben bir yazar değilim, özellikle de yazmak zorunda iken yazmayı hiç beceremem.

    bir sabah erkenden bir kadın sesiyle uyandırılmayı özlemişim. bugün fark ettim... daha doğrusu bunun ne kadar önemli olduğunu onu da kaybedince anladım. kaybetmeyi kabullendiğimden beri böyle detaylara takılmamaya alışmıştım. ama dün geceki gidiş... tanrım... lanet bir beyin travması gibiydi. babanın kalp krizi geçirmesi kadar çaresiz bırakıyor üstelik. ve söyleyecek çok lafımın da olmadığını fark ettim. ne diyebilirdim ki? bunu atlatsak yarın yine güzel bir anda, özel bir konuşmanın ortasında tüm bu birikmiş detayları sömürecektim. kaybetmek kötü bir alışkanlık, kabullenmek ise iğrenç bir his. bunlara alıştıktan sonra da berbat bir adama dönüşüyorsun... dediğim gibi yazılacak bir şey de kalmadı zaten.
    1 ...