"IS-A (ISKP-taleban)’nin uluslararası saldırı planlama yeteneklerini genişlettiği ve dünyanın birçok bölgesinden savaşçıyı işe alma kapasitesini artırdığını unutmamak gerekir. Bu kampların Suriye’deki kontrolsüz bölgelerle bağını da bilmiyoruz ama örgütün resmi yayınları incelendiğinde Azerbaycan, Bangladeş, Çin, Fransa, Hindistan, iran, Irak, Kazakistan, Maldivler, Filipinler, Rusya, Tacikistan, Türkiye ve Özbekistan’dan cihat yolcularına ev sahipliği yaptığı ortaya çıkıyor. Bu da sürekli bir ağın hareket ettiğini ve bu ağların Türkiye içinden de geçtiğini göstermektedir. Bu açıdan IS-A (ISKP)’nin güçlenmesinin Türkiye’nin risklerini artırdığını görmek daha doğru olur. Bu konuda belki de tek tesellimiz, IŞiD’e yönelik Türk emniyet güçleri ve istihbaratın operasyonları sayesinde IŞiD’in artık ciddi bir silah ve patlayıcı temin etme kapasitesinin azalmasıdır. istanbul’daki Sarıyer Santa Maria Kilisesi’nde faillerin kuru sıkı bir tabancayı silaha dönüştürüp kullanması da bunu göstermektedir. Bu açıdan failler eylemi acele, hızlı ve acemice yapmak zorunda kalmıştır. Bundan sonra da saldırıların basit yöntemlerle ve bireysel eylemler şeklinde olacağını tahmin edebiliriz. Fakat Türkiye’deki göç ve düzensiz göç stoğunun IŞiD ile mücadelede ciddi bir risk oluşturduğunu da kabul etmeliyiz."