o kadar çok şey oldu bitti sanıyordum meğer birikiyormuş. eften püften bir sebeple kırgınlıktan yerimde duramadım bu sabah. neredeyse gidişinin senesi olacak anneme ilk kez geldim. upuzun yolları yürüdükten sonra dizinin dibine oturur gibi çöktüm kaldım mezarının yanına. o ilk ağlama faslı, sanki marifetlerimi ona göstermeye gelmiş gibi gidişinden sonra tek başıma dikebildiğim ilk elbiseyi giydiğimi fark edince yaşadığım gülme Faslı, ardından ağlayarak gülme Faslı, dualar ve çiçek sulamalardan sonra ikisinin arasına oturdum. çocukken karanlıktan korktuğum gecelerde yanlarına gittiğimdeki gibi bir his. güvendeyim. annen baban ya da bir eşin yoksa kesinlikle yalnızsın bir noktada. bu böyle bunu unutma.
ağlaya ağlaya gittiğim yolu kuş gibi hafif döndüm. inanamıyorum kuru topraklarının bile iyi gelmesine. aklımın almadığı, boyutunu kendim bile idrak edemediğim bir özlem.