simdi ben paris te okuyorum.
akıl hastanesinden yeni cıkmısım.
ilk uzun sureli sevgili beni terk edince kara sevda olmusum, balataları yakmısım.
boyle bos bos mala baglamıs bir donemim.
kendisi lise arkadasımdı. o da fransa nın grenoble sehrinde okuyordu universite icin.
msn den yazdı. konusmaya basladık.
6 senelik kız arkadası terk etmis. 3 ay sonra baskasıyla evlenmis. bunalımdaymıs. gel dedim paris e seni gezdireyim, kafan dagılsın. yeminle art niyetim yoktu. arkadasıma yardım etmek istedim dostu olarak. 2 gun sonra yanımda bitti 2 haftalıgına.
ben calısıp okuyordum o donem.
isyerinden bi cıkıyorum, kapıya gelmis, metroda canının sıkılsın istemedim diyor.
isten eve bir donuyorum, yemek hazırlanmıs, surpriz yaptım diyor.
okuldan bir cıkıyorum, elinde bir koca buket kır cicegi sana aldım diyor. -ki en sevdigim cicektir kır cicegi-
o kadar tatlı, o kadar iyi huylu ki.
iki haftanın sonunda adını koyduk.
bir ay sonra tekrar beni gormeye geldi. harika bir haftasonu gecirdik paris te.
tren garındayız paris te. onu yolcu ediyorum grenoble.
yolcu ettim. birden trenden atladı. yanıma geldi. bana sarıldı, aglamaya basladı, ve seni cok ozluyorum, senden ayrı kalmaya dayanamıyorum dedi.
bum! orda asık oldum tam anlamıyla.
icimden dedim ki ben bu adamla evlenicem. yas 23.
gercekten de 30 yasında o adamla evlendim:)