gerçekleşmeyen hayaller ve anlamsızlık, saçmalık, can sıkıntısı içinde geçen bir hayatın götürdüğü duygu.
son 20 senedir ne yaşadığımı anlayamıyorum. zaten kötümserlik ve umutsuzluktan kurtulmam da mümkün olmayacak çünkü yaşamadığım her şey gelip beni tekrar vuracak. bunun çözümü yok. bazı şeyleri 20' li yaşlarda yaptın, yaptın, yapamazsan depresyon yapışır ve gitmez.
ne istediğim işi yapabileceğim, ne hayalimdeki kadınla bir şeyler yaşayabileceğim, ne pozitif bir şey yaşayabileceğim ne de dünyayı dolaşabileceğim. bir becerim ve yeteneğim yok. zaten bu yaştan sonra fazla zorlamamak gerektiğini düşünüyorum.
zaten söz hakkım da yok. daha bugün mahalledeki kafede beğendiğim bir kızı gördüm, orada çalışan çocukla çıkmaya başlamış. hayallerimdeki her şeyi başkaları yaşıyor ve yaşayacak. en basitinden 35 yaş üstü kadınlar bende hiçbir heyecan uyandırmıyor. yalnız kalmamak için asla bir şeyler hissetmediğim biriyle evlenmem. sadece babam torun görmek isterse çocuk yapmak için anlaşmalı evlenir, bir süre sonra da boşanmak için irtibata geçerim.
toplum '' artık bunlarla idare edeceksin '' diyor. kimse benim ne istediğimle, ne hissettiğimle ilgilenmiyor. yakın arkadaşım dediğim adam bile mallık yapıp duruyor.
artık inanmıyorum ama neden istemediğim şeylerle sürekli karşılaşıp durmak, başkalarının mutluluklarını izlemem gerektiğine anlam veremiyorum.
istemediğim bu hayat bende isteği de, heyecanı da, azmi de götürdü. acı çekmeyeceğimi bilsem hayatıma son verecek psikolojideyim. camus haklıymış işte, ne mutlu olabiliyorsun ne de hayatına nokta koyabiliyorsun. bir sürü saçmalık ve gereksizlik arasında yaşıyormuş gibi yapma süreci... çok salak bir süreç hem de...