Bir kavim kendi soyunu hz. ibrahim"in kudüs'te olan eşi sare'ye ve ondan olan oğlu ishak'a dayandırır. Araplar ise soyunu hz. ibrahim'in kabe çevresine yerleştirdiği hz. Hacer'den olan oğlu ismail'e dayandırır.
Yetmiş beş yaşındaki Saray(sare) çocuğu olmadığı için câriyesi Hâcer’i eşine verir (Tekvîn, 16/1-3). Yahudi rivayetlerine göre Filistin’deki ikametlerinin onuncu yılında hâlâ çocuğu olmayan Saray kusurun kendisinde olduğunu anlar ve câriyesi Hâcer’i serbest bırakıp onu ibrâhim’e verir. Hâcer gebe kalınca bu defa Saray ona kötü muamele etmeye başlar, Hâcer evden kaçarsa da melek ona geri dönmesini söyler (Tekvîn, 16/4-12). Rab, Saray’ın adını Sâre olarak değiştirir ve ishak adında bir oğul doğuracağını ibrâhim’e bildirir (Tekvîn, 17/15-19). Daha sonra üç melek ibrâhim’i çadırında ziyaret eder ve Sâre’nin bir çocuğu olacağını müjdelerler. Bunu duyan seksen dokuz yaşındaki Sâre, “ihtiyar olduktan sonra bana sevinç olur mu? Efendim de kocamıştır” diyerek içinden güler (Tekvîn, 18/12-15). Sâre ertesi yıl doksan yaşında iken ishak’ı dünyaya getirir. ishak’ın sütten kesilmesi dolayısıyla verilen ziyafette ismâil, ishak’a güldüğü için Sâre, Hâcer ve oğlunun evden çıkarılmasını talep eder, Rab da ibrâhim’den Sâre’yi dinlemesini ister (Tekvîn, 21/8-13). Sâre 127 yaşında Ken‘an diyarında Kiryât-arba’da (Hebron) vefat eder ve Makpela mağarasına defnedilir (Tekvîn, 23/1-19).