hikâye bu ya, Adanalı'nın biri kafayı çekmiş, çıkıvermiş kilisenin çan kulesine! Çan'ı kırıp içini -bir güzel- şarapla doldurarak beklemeye koyulmuş. Bir de bakmış Karganın biri -çan'ın kenarına tüneyerek- şaraptan içmiş ve -yetmezmiş gibi- dönmüş şarap dolu çan'a sıçı-vermiş? Adanalı ise bakmış bakmış ve bu manzaraya şaşa-kalmış?
Sonra da; "- Ulan müslüman desem şarap içmezsin, hıristiyan desem çan'a sıçmazsın, sende benim gibi Allah'sız Adanalı'nın tekisin, he mi? demekten de kendini alamamış!
- Seni gidi "Allahsız - imansız - namussuz" karga seni, ölmeyeceksin(o dokuz tahtanın altına girmeyeceksin?), din gününün Sahibine(ve O'nun salih kullarına) hesap vermeyeceksin öyle mi?
Ne demişler; "- Ne yaparsan yap, karga bok yemekten vazgeçmez imiş?"