sözlük yazarlarının mutlaka okuyun dediği 3 kitap

entry16 galeri
    9.
  1. Aslında okumayı çok severim; ama zaman ayırmak günümüzde çok zor oluyor. Küçükken çekyat arkalarına masa altlarına örtü serer, ne bulursam okurdum. Gerçek dünyadan kopar, kitabın dünyasında yaşamaya başlardım. Özellikle Sefiller'i okuduğumda çok etkilenmiştim. Çocuklar için kısa hazırlanmış bir kitaptı tabiki. Çok sonraları tam metnini almıştım: 2 cilt. Beyin popçiklemesi geçirmeniz için ciltlerden yalnızca tekinin kafanıza düşmesi yeterli diyeyim, siz anlayın. Hiç bitiremedim tabiki. Çok tatlı günlerdi. Şimdi o zamanlar mazide kaldı. Neyse! Konumuza dönelim. Vakit sıkıntısı çeken ve okumaya ben gibi pamuk ipliğiyle bağlı olan arkadaşlarıma sıkılmadan ve ilgiyle okuyacakları üç kitap önereyim:

    Amak-ı Hayal: Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi tarafından yazılmış ve Yüzüklerin Efendisi gibi osturuktan fıstırık sallamasyon cacıklığı, tek hareketiyle ikiye bölebilecek bir eser. Neden mi? 1910'da Tolkien dümbeleği portakalda vitamin olma eşiğini çoktan aşmıştı belki; ama Tolkien bunun yanında çok yavan bir yazar. Neymiş efendim, yüzük şöyle yüzük böyle. Yok orta dünya... Haydi oradan! Haksızlık etmiyorum, inanın. Okuyun anlayacaksınız.

    Küçük Ağa: Tarık Buğra tarafından yazılmış eser, Kurtuluş Savaşı öncesinden başlayan ve Çolak Salih karakterine aşık olacağınız bir anlatıma sahip. Kitabın baş karakteri olmamasına rağmen öykü onunla başlıyor ve anlatımının içtenliği ile size kahramanlığın ne demek olduğunu sorgulatıyor. Yiğitliğin ne demek olduğunu anlayacaksınız.

    Puslu Kıtalar Atlası: ihsan Oktay Anar... Hadi be, diye kendinizden geçeceğiniz ve yazarın müthiş zekasına, olay örgüsüne hayran kalacağınız bir eser. Çok fazla karakter bulunan bu kitabın olayı felsefenin dibine dibine vurması; ama bunu hiç hissettirmemesi. Fantastik değil ekolastik, çokolastik, bombastik, muhteşem ötesi, über, süper, muhteşem, tatliş, pampiş, muhteşem... Muhteşem demiş miydim? Neyse işte! Okumadan ölmeyin! Maya imla ağlaya :-).

    Yabancı eserlerden üç öneri:

    Küçük Prens: Bilinen bir eser. Herkes okumalı.

    Don Kişot: insanın samimiyette Don Kişot gibi bir efendisi olsun; deli meli demez, onun için seve seve at uşağı Sanço Panza olunur. inancını dünyalığa satmayan delikanlı adam Don Kişot'un hikayesine bayılacaksınız.

    Siberya: Stanislaw Lem... Küçük hikayeler şeklinde ilerleyen nispeten okuması zor bir eser. Ön yargı ve saplantının insanları düşürdüğü açmazlar ve komik durumlarla başbaşa kalacağınız hikayeleriyle farklı bi' tat.

    Bonus: Vurun Kahpeye - Halide Edip Adıvar. Küçük Ağa benzeri bir kitap.

    Doblo'sunun arkasına tuğra yaptıran tarih meraklıları için... Şaka şaka. Bonus 2: Dede Korkut Kitabı: .Prof. Dr. Fuat Köprülü'nün dediğine göre "Terazinin bir kefesine Türk edebiyatının tümünü, diğer kefesine de Dede Korkut'u koysanız; yine de Dede Korkut ağır basar" dediği nadide eserdir. O kadar ki; hakiki yazmaları Vatikan ve Dresden'de bulunmaktadır.

    Hepsinini boş ver ve tek kitap öner diyenlere: Çalıkuşu - Reşat Nuri Güntekin. Kendini okutan ve saran tek kitap. Kalınlığı sizi korkutmasın! Bitirdiğinizde "bu ne kadar kısa kitapmış" diyecek ve tekrar tekrar okuyacaksınız. Bana güvenin!
    8 ...
  1. henüz yorum girilmemiş
© 2025 uludağ sözlük