londra

entry334 galeri
    58.
  1. melankolik bir şehirdir . binaların arasından yürüken kendinizi victoria döneminde hissedebilirsiniz çoğu zaman.yaşanmışlık kokar bu şehir . ingilizler soğuktur önermesini yamultan yardımsever ve sıcakkanlı insanları , sadece biz birbirimize karşı enseye tokat derecesinde samimi olduğumuz için uzak gelir . londra'da kaybolmaya kalkarsanız , muhtemelen ortalıkta dolanan bir polise soru sorabilir , polisten gideceğiniz yerin ayrıntılı tarifini almakla beraber eğer hava soğuksa gideceğiniz yere polis aracıyla bırakılma teklifiyle karşılaşabilirsiniz.oxford street'te deli gibi alışveriş yapabilir , her girdiğiniz dükkanda minimum 5 türkçe konuşan insana rastlayıp oha olabilirsiniz.fish and chips dedikleri olay okadar şahane değildir , pek çok türk gibi bana da yavan ve saçma gelmiştir, dolmalar ve böreklerle doyurulan bir ülkenin ferdi olarak . london eye ile londra'yı tepeden izleyebilirsiniz ( çok zorlayınca windsor kalesini gördüğünü söyleyenler var ) madame tussauds müzesinde starların aslına benzeyen , ama aslından mümkün mertebe daha parlak olan mumyalarıyla fotoğraf çekilebilir , avrupa'nın sayılı korku müzelerinden the london dungeons ı ziyaret edip gerçekçi işkence canlandırmalarıyla hafiften altınıza edebilirsiniz. asırlardır pek çok kraliyet üyesinin de kellesinin uçurulmasına ev sahipliği yapan london towersa uğrayabilir , her türden insan görebileceğiniz camdena gidebilir , hyde park ta yürüyebilir ve heathrow havalimanında sayısı ingilizlerden çok olan , gucci takım elbiselerinin üzerine taktıkları tuhaf renkli sarıklarıyla hintli ve pakistanlı insanlara şaşırabilirsiniz.

    özlemişim , evet.
    3 ...