burada yalnızlığa bakış açısı çok önemli. insan organize olabilen bir varlık vs diyorsunuz, kime göre neye göre? her bir tarafımız insan zaten. zerre hayatımda olmamalarına rağmen diğer işcilerle hergün göz göze geliyorum, istişare ediyorum misal. markete gidiyorsunuz, kasiyerle konuşuyorsunuz. sinemaya gidiyorsunuz, filme salonda hep birlikte kahkaha atıyorsunuz. yani bir şekilde başka insanlarla iletişim halindesiniz. dolayısıyla hayatımızda kimse olmasa bile gerek fiziksel, gerek de içgüdüsel olarak organize olma görevimizi tamamlamış oluyoruz. biri de gelmiş genetik kodlardan falan bahsediyor, o ayrıca komik : )
bir insan yalnız başına kendi kendine yetebilir. zira benim de toplasan arkadaş sayım 2'yi, 3'ü geçmez. ha bir de ailem var ama onlar da ömrümün sonuna kadar yaşamayacaklar. yani kıçımı kollamak için illaha da hayatımda birisinin olmasına gerek yok. gerek olsaydı, şuan hayatımda bok püsürden başka "insan" diyebileceğim hiçbir varlık olmazdı.
hayat devam ediyor. siz de kalıcı değilsiniz. yani yalnızlığa ya da birlikteliğe bu kadar anlam yüklemenize gerek yok.