birini öldürmek ve ardından o kişinin mezarının üzerine çiçekler ekmek. kalan izleri yok etmek için. acımasızca.
o kadar saf bir sevgiyle bağlıydınız ki kimi zaman bir insana, o sizi öldürdüğünde nefes almam canımı daha çok yakacağı için öldürmüş diye düşünecektiniz. ve yine o kadar bağlıydınız ki körü körüne, kendi bıraktığı izleri yok etmek için mezarlığınıza gelip çiçekler ektiğinde buna seviniyordunuz. o kişiye biraz kırılmışsanız da eğer, affediyordunuz.
bu, kendinize karşı işlediğiniz büyük bir suçtu.