çok özledim be. güzel zamanlarını. benim olan sokaklarını. ciğerleri donduran soğuğunu. her an her yerde karşına çıkabilecek sürprizlerini. olmuyor başka yerde. çok değil tabi ama hepsi farklı coğrafyalarda 4 şehirde yaşadım. olmuyor. kimi gerçekten daha güzeldi. trafik sorunu, kalabalığı sorun olmayan şehirler. yeşil alanı bol miktarda olan bölgeler. hepsi de büyük. istanbul gibi. ne istersen bulabiliyorsun. insanlarla insan gibi gidip tanışabildiğin, herkesin sinirli olmadığı yerler. ama olmuyor.
istanbulu mu özledim yoksa içimden geçen her şeyi anlatabileceğim biri ile bir yerde olmayı mı emin değilim aslında ama izlediğim dizi ve filmlerde gördükçe özlemişim gibi geliyor. almancılarla empati kuruyorum bazen mesela. o kadar özledin dön pezevenk di mi? değil işte. dönünce o keşmeşek, trafik, göt kadar balkonsuz evlere sıkışıp kalmak. bu fikirler gecenin bu saatinde boğuyor mesela beni. yalnızlığın keyfini çıkartırken ya arada çıkıp eğleniyim bir de desen almayan götü boklu barları düşündükçe darlanıyorum.
klişe herhalde ama doğruymuş "Hayatın kuralı bu, ne kadar uzağa gidersen git, başladığın yere dönersin sonunda. Ne kadar değişirsen değiş nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı." kafamı kaldırıp önüme bakamıyorum artık. dönüş vakti geldiğinde pişman olmak ayrı bir korku tabi. yıllar utansın be.