Türk Milleti şunu anlamalıdır ki Araplaşmamış Sünnisi, materyalistleşmemiş Alevisi, hemen hemen aynıdır. Yaşam şekilleri, inanışlarındaki felsefi birikim çok benzer.
Ne zaman ayrılık ortaya çıkar, Sunniler için şehirleşmedeki tarikatlaşma, Aleviler için şehirleşmedeki Materyalistleşme.
Bakınca ne tarikatçı cemaatçi Sünni Müslümandır çünkü ne de Materyalistleşmiş Alevi müslümandır.
Tarikatçı sünni binlerce yıllık Türk geleneği olan Düğün derneği bile kafirlik diye bir kenara koyup Kendi kafasına göre haremlik selamlık saçmasapan atraksiyonlara girişir, Materyalist Türk Alevisi de kandırılmışlıklarla yıllarca ötekileştirilmenin abartısını diğerlerini ötekileştirip azınlığa iterek daha beter hale getirir.
Ben şahsen Kendi Köyümle, Bir alevi köyünün geleneği göreneği arasında bir fark göremiyorum. Bizimkiler camiye gider onlar cem e.Bunu dert edene yanıt. Sana ne!
Keza Sunniliği ötekileştirerek tamamen arapçı ilan eden Aleviye de yanıt sana ne!
Şah ismail- yavuz çekişmesi de olaydan tamamen ayrı bir konudur aslında. iKisi de mehzepleşmeyi siyasi çıkarları uğruna kullanmış bastırmışlardır, Galip Yavuz Sultan selim olmuştur. 500 yıllık meseleyi bugüne taşıyıp kin nefret besleyerek iki taraftan da ayrılık Çıkarmak da Türk Milletini bölmekten başka işe yaramamaktadır.
Alevisi-SÜnnisi Mustafa Kemal Atatürk'ün gösterdiği yolla TÜrk Olmaktan başka hiçbir şeyin gururunu ve ülküsünü yaşamamalıdırlar. Yoksa ALevilik fanatizmi, Sunnilik fanatizmi de aynı kapıdır Mehzepçiliktir.