Çoğumuz 40 yıllık bir ömürü rahat geçirmek ümidiyle ingilizce öğrenmek için birkaç yılımızı veriyoruz. Binlerce kelimenin anlamını öğreniyoruz. Ama sonsuz hayatımız için belki 150 - 200 kelime belki daha az tutacak arapça kelimeleri öğrenmek ve ezberlemekten kaçınıyor, türkçe olsun diyoruz. Namazda okunan sure ve duaların anlamını iki üç ayda öğrenmek mümkün. kaldı ki böyle bir mecburiyet yok. Manasını ara sıra açıp mealden okuyabilir hem uzun uzun düşünebilirsin.
Namaz'ın elbette bir çok hikmeti var. Ama bunların başında günde beş kere yaratıcının karşısına geçmek ve onun karşısına temiz çıkmaya çalışmak var. Yani namaz kılan kişi birisinin malını çalacaksa, ona kötü söz söyleyecekse önce şöyle düşünecek: Ben birazdan başkası görmese ve bilmese bile beni her daim gören ve ne yaptığımı, niyetimi bilen yaratıcımın karşısına çıkacağım. O zaman bu kötü işimin günahı ile nasıl karşısında durabilirim.
Ankebût Suresi 45. Ayet (Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.
Bir gün Resûlullah (s.a.s.) ashâbına:
“–Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir aksa, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, vücûdunda kirden bir eser kalır mı?” diye sorunca Ashâb-ı kirâm:
“–O kimsede kirden hiçbir iz kalmaz” dediler. Bunun üzerine Nebiyy-i Ekrem (s.a.s.):
“–Beş vakit namaz da işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder” buyurdu. (Müslim, Mesâcid 283; Buhârî, Mevâkît 6).