"şu kibritin, şu yanmam diye fısır fısır fısırdayıp da sonradan 'peki emret anam, yanayım' diyen şu kibritin ışığına bak. bu olur mu arkadaş. böyle bir el sürçmesiyle açılıveren hararet, ışık, bayram gördün mü sen? gül, sevin arkadaş. şu ağzımızdan çıkan dumanlara bak! nasıl uçuşuyorlar. yaşıyorsun efendi. pırıl pırıl, tane tane, ıslak ıslak. cam cam, billûr billûr, fanus fanus, çeşmibülbüller gibi yaşıyorsun dostum. dumanlarımıza, cigaralarımızın dumanına bak efendi! bu mavi şey nedir? bu insanın içini sevinçten, keyiften parlatan şey nedir? ne kadınla yatmak, ne şarap içmek, ne arkadaşlarla prafa oynamak, ne tiyatro, ne sinema seyretmek... hepsi bir yana dünyayı seyret. al gözüm efendim. işte sana kibrit alevi. işte sana cigara dumanı."