1999 da ki depremde bekar ve yalnız yaşandığı için bardan sarhoş çıkıp eve gelip yatmıştım.
sarsıntı olduğunda rüya görüyorum sandım, sanki annem veya kardeşim ya da arkadaşım gelmiş de (evimin anahtarı olan 5 kişi; anne, 2 kardeş, 1 arkadaş, 1 manita) hadi kalk diye beni sarsıyor sandım.
uyumaya devam ettim.
unutmadan; 17 ağustos depreminde çöken bina sayısı 133.683 ve ölü sayısı 17.480 kişi. istatistik olarak çöken her 7.6 bina da 1 kişi ölmüş (depremin şiddeti de 7.6 richter ve bu çöken binalarda ölen insanlar kabaca; her 8 tane çöken bina dan 1 ölü çıkmış anlamı geliyor. bu rakamı iyi tutturmuşlar, kim akıl ettiyse aferin) bu rakamlar çok ilginç.
basit bir araştırma yaptım.
konuyu grafik istatistik matematik rakamlara istatistiklere şablonlara görsellere bakınızlara boğmadan ve konuyu uzatmadan düz mantıkla ve herkesin anlayacağı basitlikte açıklayalım.
unutmadan; övünmek gibi olmasın ama bazen mütevazi olmamak gerek ki; aptal cahil ile aranızda ki farkı insanlara göstermek, hatırlatmak gerek.
konuyu basite indirip her zeka akıl eğitim seviyesinde insanın anlayacağı şekilde anlatmak için bilgi ve birikim gerekir.
başlayalım...
söz konusu olan bu deprem de ölen insan sayısına bakarak aslında deprem yönetmeliğine türkiye'nin ihtiyacı yok diyebiliriz.
düşünün...
çöken her 7.6 (hadi amele hesabı yapalım ve 7 veya 8 bina diyelim) çöken her 8 binadan çıkan ölü sayısı 1 ve istatistik olarak mükemmel bir sonuç. deprem de can kaybı yok denecek seviyede.
neden mi?
marmara bölgesinde rant kaygısıyla yapılan binalar en az 5-10 katlı ve çift daire. ortalamasını alırsak bir bina 7 katlı. çift daire (diğer site içinde çoklu daireler olan vs binalar falan da düşünülürse) bu bir bina da ortalama 14 daire var demektir.
14 daire olan bir binadan 7 tanesi yıkılmış ve bu binalardan-dairelerden (çöken her 98 daire)çıkan ölü sayısı 1 kişi.
bu müthiş bir rakam ve bu rakamı yakalamış inşaat tekniği, mühendislik bilgisi, malzeme, inşaat yapı da kullanılan insan can kaybını minimize eden teknolojik ürünler günümüzde amerika avrupa japonya da bile yok ve tahminen bu mühendislik bilgisi önümüzde ki 50 yıl boyunca da olmayacak.
düşünün, canınız acımaz; amerika da los angeles altından geçen san andreas fayını... deprem olmuş ve 130.000 bina yıkılmış ama ölü sayısı 17.000 kişi. yıkılan her 7 bina da 1 kişi ölmüş, amerikalılar bilim insanları kiliselere toplanır şkür ayini yapar, sokaklarda eğlenir.
çöken binalar derken bu çöken binaların %30 kısmı iş yeri fabrika olsa, burası çalışmıyor mesai saati dışı, insanlar yok olarak varsayarak sadece iskan insanların aileleri ile ikamet ettiği yer olarak rakamları güncellesek yıkılan çöken her 65 daire de 1 kişi ölmüş demektir.
yine de ortaya çıkan rakam inşaat tekniği mühendislik açısından muazzam bir başarı oranı.
bunun için diyorum "boşu boşuna üzülüyoruz, teleşlanıyoruz ve deprem yönetmeliği binalar çürük diye sayıklıyoruz" aslında bu sonuçlara bakarak donyo bozo koskonoyor diyene haksız diyebilir misiniz?