bir galatasaraylı olarak kaçışında kendisini haklı bulduğum futbolcu.
bildiğimiz sorunlarını şunlardı ;
1-) adam zaten bir kere istanbul'u sevmemiş beğenmemiş.
+ sevmek zorunda da değil, beğenmek zorunda da değil hem bende sevmiyorum istanbul'u.
2-) türkçe ve ingilizce bilmediğini sürekli dil sorunu yaşadığını ve bu nedenlerin de kendisini oldukça mutsuz ettiğini defalarca belirtmişti.
3-) ülkesini çok özlediğini hepimiz biliyoruz. ne de olsa o bir fransız.
4-) en önemlisi de kendi yeteneğinin farkındaydı 20 yaşlarındaki yeni yetişen futbolcuya yapılan en büyük darbeyi yaptı galatasaray ve parasını vermedi. e adam da gider o zaman sonuna kadar haklı.
marsilya adama kapılarını açmış, ribery'de kaçmak için bahane arıyordu gitti de. ribery marsilya'ya gittiğinde o yukarıdaki 4 tane bildiğimiz en büyük sorun yaşanmayacaktı. nedir bunda bu kadar büyütülen olay.
yani kısaca adam parasını alamadı ve gitti. ne alakası var bunun insan olamamakla onunla bununla. o yılın galatasaray kadrosuna göre çok üst düzey bir oyuncuydu zaten, galatasaray'da olmayı haketmiyordu. haklıydı. giderken de bizlere 5-1 lik bir fenerbahçe maçı ve türkiye kupası bıraktı.