Herkesin her halta büyük bir ciddiyet, büyük bir önem atfetmesidir. En başta da kendini fazla ciddiye alma çabasıdır.
Ne bileyim böyle bir resmiyet bir samimiyetsizlik...
Hiçbir şeyle rahatça dalga geçilmez bu tiplerin yanında. Birkaç sokak jargonu içeren cümle kursan yüzü sirke satar. Kendinle dalga geçtiğin Bir espri yapsan estağfurullahlar havada uçuşur.
Bahsettiğim şey cıvık biri olmaya davet falan değil bu arada. Onun altını çizeyim. Ben de yılların ciddi insanıyım misal ama bu mevzu daha başka bir ciddiyet ya da samimiyetsizlik. Ben ota boka "hmm kırmızı çizgime laf edildi hemen triplere gireyim" demem misal. Sokayım kırmızıya da çizgiye de bana ne.
Çocukluk ve ergenlik zamanları samimi kişilere denk gelme oranı %98 daha fazlayken bir tık erginliğe adım atan kişi kendine bir ciddiyet-samimiyetsizlik alanı yaratıyor. Bunlar sırf kendini önemli biri sanmaktan ileri gelen haller tabi.
Uzun süre görüşemediğin 20 yıllık arkadaşını görüyorsun o bile böyle bi gereksiz kibarlıklar, böyle bi lüzumsuz duyarlılıklar falan takınmış. Ulan Sanki karşında seni yeni tanıyan biri var. Bana sökmez bu zoraki inşa edilmiş emanet hallerin.
Herkesin bir kutsalı var, herkesin bir çizgisi var, ayıbı var, saygı çerçevesi var bilmem ne. Herkes alınmaya ve küsmeye sadece bir adım uzak. Neticede o büyük, o saygın kişiliklerinin gereklerini yerine getirmekteler.
Biri de çıkıp demiyor ki ben nelerin derdine düşüp ne sikten bir karakter yarattım kendime yahu adeta evhamlı bir ayşe teyze, pimpirikli bir hatçe teyze gibi bişey oldum diye düşünmüyor.
Lan siz kimsiniz? ne biçim adamsınız lan siz? Utanacağınızı bilsem yüzünüze tükürürdüm ama ondan da anlamazsınız ki siz.