seni seviyorum

entry1846 galeri video12 ses1
    1820.
  1. yanında parantez içinde "sonsuza kadar" varmış gibi anlaşıldığı için insanlar söylemekten korkuyor. özellikle ilişkinin başında falan hemen söylenmez deniliyor mesela.
    ya da çok söylenince, sağdan soldan "bu cümlenin de içi boşaltıldı, seni seviyorum demek bu kadar basit mi olacaktı?" falan gibi şeyler söyleyen insanlar türüyor. kulaklarımla duydum çok garip geliyor bana. bunun içi dolusu ne ki? dolu olanı ne anlama geliyor? insan samimiyetle sevdiğine sevdiğini söyleyebilir. bu çok büyük bir olay değil. çok büyütülünce aynı zamanda kişiye asla aksini düşünememe sorumluluğu da yüklüyor. özellikler erkek bireyler (yazık) çok dertleniyor buna " seni seviyorum" demekten korkuyorlar. sanki söylediği anda kelepçeyi takıyorlarmış gibi... fakat doğru, takıyorlar da. bazısı da kendi kendine takıyor.
    sanki " seni seviyorum" demek "sen ne kadar iğrenç bir insan olursan ol, artık ben bir kere bu cümleyi kurdum ya, benim kalemim kırıldı. hep seni sevmek zorundayım." anlamına geliyormuş gibi bir anlayış ortaya çıkıyor ikili ilişkilerde. halbuki sevme eylemi şimdiki zamanda, ben şu anda olduğum kişiyken ve sen şu anda olduğun kişiyken gerçekleşiyor. yarın seni sevmeyebilirim. ben değişebilirim ya da sen değişebilirsin bunun önemi yok yine de şu anda seni seviyorum demektir bu. zaten bunun da heyecanı buradadır. bakalım yarın da ben bunu böyle aynı şiddette sevecek miyim? öbür gün ne olacak diye heyecanlanır insan. evli de olsan bunun böyle olması şart. yoksa "bir yastıkta kocayacağız sadece onu seveceğim." diyerek insanın kendi kendisine şart koştuğu olasılıksızlık sevgi değil kaygı getirir. kaygı cehennemdir. her türlü olasılığa karşın sürekli seçimini yinelemek her gün seviyorum diyebilmek -aman hiçbir baskı altında kalmadan- eğer mümkünse belki içi dolar sevginin. sanmıyorum ama.
    2 ...