mahur beste

entry70 galeri video1
    64.
  1. mahur beste bir attila ilhan şiiri midir, tanpınar'ın romanı ithaf ettiği gerçek bir besteci olan eyyubi bekir ağa'nın bestesi midir, roman kişilerinden atiye'nin dedesi Talat beyin bestesi midir, ahmet kaya şarkısı mıdır? bu mahur beste nerededir? bunlar birtakım karışık Tanpınar meseleleri. aynı mahur beste sanki bir roman karakteri olarak tanpınar'ın "huzur" ve "sahnenin dışındakiler" romanlarında da bulunuyor.
    şimdi mahur beste'yi tekrar okurken -belki on yıl önce okuduğum halde- tam da tanpınar'ın isteyeceği gibi kalabalık şahıs kadrosuna ve zaman atlamalarına geriye dönüşlere rağmen yekpare aklımda olduğunu fark ediyorum. aslında tamamen unuttuğumu sanmıştım.
    kitap, romanın başkişisi -fakat en silik kişisi- Behçet beye yazarın ağzından yazılan bir mektupla bitiyor. bu haliyle bir üst kurmaca örneği ancak romanın yarım kaldığı düşünülünce belki tamamlansaydı behçet beyin ve etrafındakilerin hikayesini yazan, onunla mektuplaşan bu kişinin tanpınar'dan başka bir karakter olarak çerçeve hikayeye dönüşme ihtimali olabilir diye düşünüyorum. her nasılsa da bir romancının kendi yazdığı karakterle böyle açıkça mektup yazarak hesaplaşması beni hem hayran bıraktı, hem de eğlendirdi; absürttü bir yandan.
    kitabın yarım kaldığı söyleniyor ancak zaten kurgusu düz bir zaman çizgisinde ilerlemediği ve başlangıçtan önce sonu verdiği için bittiğinde yarım kalmış hissi vermiyor, belki de bitti. bence çok güzel bitti. hatta bir roman bu kadar güzel bitebilirdi. hiçbir merak unsuru da yok mektupla bittiğini söyledim.
    aniden de kafamın içi boşaldı. kaydettiğim ilk alıntıyı bırakıp gidiyorum. tanpınar'a çok derin, çok fena saygılarımla.

    "ona göre esas olan, zaman dediğimiz şeyi insan ruhunun benimsemesi, bir meyve ısırır gibi, kendi izlerini ona kuvvetle geçirmesiydi. her türlü saadet ve felaket düşüncesinin üstünde bir talihin kendisini tamamlaması lazımdı. ıstırap insanoğlu için gündelik ekmek; ölümse sadece bir kaderdi, ikisinden de kaçılamazdı. asıl dava derin bir şekilde yaşamak ve kendi kendisini gerçekleştirmek, ölümlü hayata şahsi bir çeşni vermekti. genç kadın musikiyi seviyordu. bu belki onu tüketebilirdi; fakat bu kadar güzel bir şeyin içinde onunla beraber tükenmek mukadderse bundan ne diye kaçmalıydı?" syf 64
    6 ...