akparti aydinlik turkiye nin adresidir

entry6 galeri
    4.
  1. Fransa, 6 nükleer santral daha inşa etme kararı aldı.
    ( Turkey’s Economy Channel )

    Halen Fransa'da 58 adet Nükleer enerji santrali bulunmasına rağmen 6 tane daha yapma kararı almışlar. Bizde kaç tane var sıfır tane rakamla 0...
    Sebep? Köydeki keçiler kuzlamıyor, boğalar kızışmıyormuş falan filan...
    80 yılda bu hizmetleri yapmadıklarına pişman olmaları gerekirken, Ak PArti hükümetinin yapma gayretlerini de AYM ve STK'lar sayesinde yavaşlatmış zaman zaman durdurmuş ve bölge halkını da itaatsizliğe zorlamışlardır.
    Metro hatları, yollar ve havaalanlarıyla öngörüsünü daha evvel ispat eden Reis, şehir hastaneleri, hes'ler, yenilenebilir enerji projeleri ve en önemlisi dünyada eşi benzeri olmayan doğalgaz ve petrol sondaj gemileriyle bugünlerle alakalı öngörüsünü de ortaya koymuştur.

    Şayet bugün bu barajlar, yenilenebilir enerji sahaları, güneş paneli tarlaları olmasaydı işlerin nereye varacağını bir düşünün. Her zaman söyledim ve söylemeye devam edeceğim, daha fazlası yapılamadıysa bu tamamen bu ülkenin önüne takoz olan takoz kafalılar onlara yardımcı olan aym'ler, stk ve diğer küresel aktörler yüzündendir. Ak PArti hükümeti de pekala bunu yapmayabilirdi.
    Neden yapmıyorsun diye sorma lüksün var ise evvela diğerlerine soracaksın bunu. O diğerleri de az bir rey almamış ha %48...

    iki teker üzerinde bu ülkenin bu raddelere gelmesi tamamen Rabbimin bir ihsanıdır.

    Bu ülkede AYM'ye gitmeyen ne kaldı ki? Kentsel dönüşümler durdurulsun diye, Avrasya Tüneli ve iStanbul Havalimanı durdurulsun diye dahi bu mercilere başvuruldu. Utanmadan sıkılmadan, bize koyun diyen o seçmenleri bu işleri bir kez bile sorgulamadan hemde.
    Rakamlara yahut enerji ile alakalı zamların haklı gerekçelerine de girmeyeceğim. Artık herkes bu konuda sayıları da ezberledi Avrupa'yı da ezberledi...
    Efendim şu fiyata alıp %500 lerle satıyorlar falan paylarını görüyorum. Hadi bizimkiler soyguncu, hadi bizimkiler açgözlü de Almanya'da Fransa'da ingiltere'de adamı oyarlar. Onlarda mı dolandırıcı?
    Orada 1200 euro olan asgari ücreti TL'ye çeviren arkadaşım 458 euro elektrik faturasını da TL'ye çevir o zaman. Kışın ortasında 13 euro olan domatesi de çevir!

    Eline bir fatura alıp sallayarak kem sözlerle, beddualarla hatta galiz küfürlerle de süsleyerek paylaşan arkadaşların sayısı kadar, %15 gelir vergisinden feragat edip (ki bugün ki asgari ücret üzerinden hesaplarsak 638 tl yapar bu rakam) asgari ücrete yansıtılmasını ve hatta asgari ücret matrahına kadar olan tüm çalışanlara yansıtılmasını paylaşmadık.
    Her ay için 638 tl iyi bir rakam değil mi? Yoksa devlet yapacak elbet mi?
    Herşey bir kenara konulsa bile bu ülkenin sosyal güvenlik sistemi tek başına bir güvence tek başına bir servettir hepimizin sahip olduğu.

    2002 yılından evvel bırakın bir vekile bir bakana sayınmayı, devletin sıradan memurunun önünde el pençe idik. Bugün Reis'in bize sağladığı temel hak ve hürriyetler noktasındaki kazanımlarımızı, ukalalık yaparcasına yine Reis'e karşı kullanmak yakışık almıyor.

    2013 yılına kadar yani GEzi kalkışmasına kadar fevkalade bir refah seviyesi vardı, ondan sonrasında da çok çabuk toparlayıp yine hızlı adımlarla yürüdük ve yaklaşık 17-18 yıl ne pahalılık, ne başka bir şeyden sıkıntımız olmadı. Şimdi petrol fiyatları 95 dolara dayanmış, doğalgaz astronomik rakamlara ulaşmış ki tedariğinde de sıkıntılar var, kuraklık olmuş santraller eksik çalışmış aradaki fark doğalgaz ile kapatılmış... Hakkaniyet sahibi her insanın görebildiği, farkına varabildiği şeyler bunlar. YArgılayacaksak adalet üzere olmaktan imtina da etmeyeceğiz.
    Yine bunlara rağmen, daha bugün Cevahir AVM önünde abartısız 80-100 metre kuruk vardı 15:00 civarı. Diğer yerler farklı değil, marketlerden şikayet etmeyeni görmedim de bu kadar şikayet eden o marketlere gitmese 3 günde hepsi geri vites yapar, bu da ayrı bir tezat. Diyeceğim 3 sene evvel pandemi öncesindeki yaşam standartından taviz vermediğimiz gibi üstüne de konfor anlamında eklemeler yapmışız. Ne pandemi varmış gibi, ne enerji krizi ne ekonomik kriz varmış gibi bir tasarruf yok. Tüketimin anasını ağlatmışız, israfın dibine vurmuşuz.
    Herkes aynı değil! Evet değil kabul ediyorum lakin alışveriş rakamları da ortada, elektronik harcaması, ev ve araba alımı için yapılan harcamalarda ortada. Geçmiş yılların çok çok üzerine çıkılmış, ben ortalamaya bakacağım tabi tek tek 84 milyonu takip etme şansımız olamaz.
    Özellikle KDV indirimi hususunda bir acelecilik yapılmdığını da düşünüyorum. Bir kaç gün evvel ki fiyatlar teftiş edilip de bu indirimin yansıyıp yansımadığı bugün tekrar bir teftişle pekala anlaşılabilirdi. Ve ayrıca devletimiz maalesef bu indirimi tüketiciye yansıtamadığı gibi vergi gelirinden de feragat etmiş oldu.

    Biraz uzatmış olsamda algıya gelmeyelim, Kazakistan'da da mesele elektrik değildi burada da değil ve hiç olmadı. Mesela pandemi ile küresel gıda fiyatlarındaki artışlarla dize gelmeyen ülkelerin enerji krizi ve maliyetleriyle dize getirilip milletlerin ayaklanması çalışmasıdır.
    Hiçbir hal kalıcı değildir, hayatın her daim yazı da var kışı da vardır. HEr şey düzelir, telafi olur YALNIZ, bu devlet bir tökezlerse işte o vakit bunun telafisi yoktur. Artık çoluk çocuk torun torba tekrar bizim geçtiğimiz darbelerden, 28 şubatlardan vesair zulümlerden geçmeye adaydır o vakit.
    Son olarak şunu da unutmayalım ki; bu millet hiçbir vakit Tayyip Erdoğan'a mevcut vesayeti yıkacak büyük bir çoğunluk vermemiştir. Bu ülkede vesayete rağmen birşeyler yapılabildiyse dişimizle tırnağımızla yapıldı.
    Şayet milletimiz devletimizin seviyesine ulaşamzsa bu kez devletimiz milletimizin seviyesine iner. iStekler, arzular, gayeler bir olmalı. Çekilen çile paylaşılmalıdır. Sabrımız aynı zamanda samimiyetimiz ve isteğimizin derecesi demektir.
    Her daim bir el yağda bir el balda... NEreye gidiyon? Kızılelma'ya... nereye gidiyon? Turan'a... Nereye gidiyon? Hilafete... Yok öyle 3 kurşa 5 köfte... daha hamız pişeceğiz arkadaş. Öyle güle oynaya olacak işler değil bunlar.
    Memleketteki meselelerin çözümü için evvela biz kendi meselemizi o ölçekte çözmeliyiz.
    Ve biz lafın gelişi diyoruz 84 milyonuz diye! Gerçekten 84 milyon olsaydık bugün Libya’da değil Kudüs'te olurduk. Bunun da bilincindeyiz. Bahane üretecek de değiliz, mızmızlanacak da değiliz. Olduğu kader olmadığı da kader, lakin sefer tastamam kendi irademizdedir.
    (bir dost)
    0 ...