2 eleman var dükkanda, 30-35 yaşları arası, bi tanesi sarhoş, diğeri onu idare ediyor, sarhoş sakallı bedbaht ve berduş bi tarz, ama belli ki eğlence arıyor. arkalarından ben elimde 2 poşet, omzumda spor çantası, yine elimde carrefourda denk gelip bugün evden çıkarken aklımda hiç olmamasına rağmen sürpriz bi şekilde aldığım halı ile dükkan giriyorum. sıramı beklerken önde iş uzuyor, yok sen benim 5 liramı versen ben sana sonra ödesem falan, öehh hep beni bulur bu uzayan ödeme işleri diye düşünüyorum...
sakallı aldığı teneke tuborgun üzerindeki jelatin gibi şeyi sıyırıp elinde buruşturuyor ancak tenekeyi açmıyor.
sakallı: ya bunun da ağzını açtım ama sıcakmış, soğuk bi başkasıyla değiştireyim mi ben bunu.
tekelci: hepsi aynı sıcaklıkta. (değil aslında da işte uğraşmak istemiyor bir de üstündeki şey açılmış falan).
sakallı: (zaten sarhoş, bizi mi yiyorsun dayı kabilinden girmeye hazırlanıyor, ama kavga için değil, lafla atışacak, eğlence arıyor, tam ağzını açacakken)
tekelci: dışarısı da soğuk zaten.
herkes:
3 saniyelik sessizlikten sonra toplu bi kahkaha attık hep beraber. en çok da ben güldüm galiba. sakallı bana dönüp "gördün mü ne dedi yaa" kabilinden yarıla yarıla gülüyor. muhabbet mi komikti, an mı öyle getirdi bilmiyorum ama tekelcinin tatsızlaşmaya müsait bu konuşmayı bu kadar saçma, çocukça bi karşı saldırıyla savuşturması herkese iyi geliyor. gülüyoruz. belli ki günlük hayatta daha sık karşılaşmayı umduğu bi tavır bu herkesin.