Meslek okulları malum, 28 Şubat döneminde alınan kararlarla kelimenin tam anlamıyla kıyıma uğradı.
imam Hatip okullarını bitirmek için getirdikleri katsayı uygulamasından bütün meslek okulları olumsuz yönde etkilendi ve bir dönem hem eğitim, hem de çalışma hayatının yükünü omuzlamaya ciddi katkı veren bu okullar, zaman içerisinde o albenisini kaybetti.
Ama bu sağlıksız, ideolojik ve dayatmacı kararlar yüzünden bütün ülke ciddi maliyetlerle baş başa kaldı.
Şimdi, yeniden atağa geçme, o kayıpları telafi etme anlamında yeni bir dönemine girdiğimiz anlaşılıyor.
Milli Eğitim Bakanı Özer, istihdam oranlarının yüzde 88’lere ulaştığı Mesleki Eğitim Merkezlerini yaygınlaştırmak için özel bir gayret sarf ediyor.
Bu okulların sayıları hızla artıyor.
işverenler, sanayicilerden gelen talepler hızlıca eyleme dökülüyor ve okulla çalışma hayatının iç içe faaliyete geçtiği ortamlar oluşturuluyor.
Yeni bir anlayış, kolaylaştırıcı pratik yöntemler devrede.
Mesela Organize Sanayi Bölgeleri için eleman ihtiyacı mı var.
Oradaki işveren okula gitmiyor.
Okul oraya gidiyor.
OSB’nin içine okullar açılıyor.
Öğrencilerin yükünü hükümet karşılıyor.
işverenlerden istenilen tek şey, istihdam.
Hedef, Türkiye genelinde bütün OSB’lere Mesleki Eğitim Merkezleri kurulması.
Bakan Özer, biraz da bu politikanın verdiği özgüvenle, iddialı bir hedef koymuş.
“Bir sene içinde ‘Aradığım elemanı bulamıyorum’ diyen kimse kalmayacak” diye dillendiriyor bu hedefini.
Hadi inşallah diyelim.
Mehmet Acet