toplama bilgisayar gibi ülke kurmak

entry4 galeri
    3.
  1. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin bildiği gibi büyük bir yıkım sonrasında, elde kalan son yurt parçasına gelerek canını kurtaran Osmanlı ahalisinin sığınağı olarak, bir Milli Devlet yaratmak amacıyla kuruldu. Üç kıtaya yayılan Osmanlı tebaasının Anadolu’daki yerleşik halkla ve birbirleriyle anlaşması, kaynaşması akıl almayacak kadar zor bir işti. Dile kolay; Balkanlar’dan gelen bir aileyle Arabistan’dan, Kafkasya’dan, Kuzey Afrika’dan, Yunanistan’dan gelenleri hem birbiriyle hem de Orta Anadolu Türkleriyle, Kürtlerle, Ermeni ve Rum tebaayla, Yahudilerle, Hanefi, Şafi, Maliki mezhepleriyle, Alevilikle, Ezidilerle, Lazlarla, Gürcülerle, Çerkezlerle, Süryanilerle, Keldanilerle, Nusayrilerle, Abdallarla, Romanlarla, Druzlarla, Mecusilerle, Zerdüştilerle, yirmiden fazla dil konuşan; yemek kültürleri, müzikleri, giyimleri, günlük yaşam alışkanlıkları apayrı olan insanlarla yani akıl almaz bir çeşitlilik ve zenginlikle bir potada birleştirip modern bir ulus haline getireceksiniz. Budist tapınağı bile bulunan kadim topraklarda çağdaş bir bilinç oluşturacaksınız.Saltanatı ve hilafeti kaldırıp, altı asırdır kendisini kul olarak gören insanlara ‘’Hayır, sen artık kul değil bir yurttaşsın’’ diyerek Fransız Devrimi’nin ‘’citoyen’’ kavramına alıştıracaksınız.Ve bütün bunları en yakın arkadaşlarının bile zaman zaman karşı çıktığı vizyon sahibi bir liderin iradesi gerçekleştirecek.

    1877’deki ilk Meclis-i Mebusan’da 69’u Müslüman, 46’sı gayrimüslim olmak üzere 115 Türk, Arap, Kürt, Laz, Ulah, Arnavut, Boşnak, Rum, Ermeni, Bulgar, Yahudi vb milletvekilleri vardı. Müslüman Arap mebusları çıkarırsanız, Türk üyeler azınlıktaydı. Ve imparatorluk savaştaydı.

    imparatorluk çöktükten sonra birleştirici bir temel, bir ortak kültür gerekiyordu.Çözüm Osmanlı can çekişirken bazı münevverlerin hatırlayıp ortaya attığı Türkçülük olarak görüldü. Elde, Orta Asya Türklüğü gibi mevcut bir köken de olmadığı için ulus devlet kavramı bizde, deyim yerindeyse devlet-ulusa çevrildi. Ortada devlet kuracak bütünleşmiş bir ulus olmadığı için devlet kendine bir ulus oluşturma çabasına girişti. 1071’de Orta Asya’dan gelmiştik denilerek, bir Türk kimliği yaratma arayışına girildi.Burada ilgi çekici olan nokta şudur: Anadolu’da çeşitli diller konuşulmasına rağmen baskın dil Türkçeydi. Dağların, akarsuların, göllerin adı Türkleşmişti. Bu durum devletin ulus yaratmasında büyük bir avantaj sağladı. Atatürk ve silah arkadaşları O büyük yıkılış ve kargaşa günlerinde, yok olma arifesinde, can havliyle bir ulus yarattılar. Başka hiçbir çareleri yoktu. Bu yüzden o kahramanları minnet ve şükranla anıyoruz ve anmaya devam edeceğiz.

    Türkiyenin bugün yaşadığı sorunların vebali Güç bela bir araya getirilmiş bir ulusu ideolojik, etnik, dini, mezhepsel kutuplaşmalarla birbirine düşürerek, kişisel iktidarlarını devam ettirmeye çalışan bilinçsiz; dar görüşlü asker ve sivil yöneticilerdedir. Eğer kurucu iradeden sonra gelen ve savaş koşullarından kurtulan yöneticiler kurucu ilkeleri koruyarak demokratikleşme amacına yönelseydi, Türkiye Cumhuriyeti taçlanmış olurdu. Ama özellikle Soğuk Savaş dönemi ve sonrasının, Amerikan hegemonyasına girmiş at gözlüklü yöneticileri, bazen Kemalizm maskesi takarak, bazen doğrudan faşizme yönelerek güzelim ülkemizi paramparça ettiler.

    Bizde siyasi kavgalar, ülkenin nasıl yönetileceğiyle ilgili tezlere dayanmaz. Bu rejimi yıkıp yerine bizim istediğimiz rejimi getirelim kavgasıdır. Sonunda da kendi kabileleri için bir rant paylaşımıdır elbette. Fakat bütün bu çabalara rağmen, Cumhuriyetin temelleri çok sağlam atıldığı ve ilkeler halkın gönlünde yer ettiği için yıkmayı başaramadılar. Cumhuriyet’in yüzüncü yılına giderken, herkese düşen büyük ve tarihi görev, bu ülkeyi ırkçılıktan, gericilikten, ideolojik kamplaşmadan, düşmanlıktan kurtarıp çağdaş demokrasiyi, hukuk devletini, insan haklarına dayanan sivil bir toplumu egemen kılmaktır. 
    1 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük