yurtdışı planı yaptığım, dil öğrendiğim şu günlerde kafamı en çok kurgulayan şey.
ben bu ülkenin istanbulun ta kendisiyim sözlük. kebap severim, çay severim, türk kahvesi içerim, türk yemeklerine bayılırım, beyoğlunu severim ulan metrobüse binmeyi bile seviyorum. arabayı bıraktım metrobüsle gidiyorum işe bu bir türklük göstergesi mi bilmiyorum ama bunu bile seviyorum arabadan daha iyi amk.
5 vakit namaz kılan adamım dışarıda namaz vakti gelince cart diye hemen cami bulmayı bile seviyorum. her yer cami ne güzel.
tarih desen var, sanat esen var, komedi desen var, ruh var bu ülkede özellikle de istanbul'da.
koyu galatasaraylıyım fenerbahçe ve beşiktaş ı bile seviyorum sözlük. bu ülkeyi yansıtan, bu ülke insanının ruhunu veren herşeye hastayım.
bu aralar sabahları tsk armoni mızıkasını dinliyorum. ne güzel marşlar. yolda mustafa kemal paşanın resmini görsem muhakkak selam veririm.
kürtleri bu ülkenin bir parçası diye seviyorum. alevileri de öyle. öyle lafta da değil sözlük valla seviyorum.
başka yerde yaşayamam derler ya. ben başka yerde doğamazmışım herhalde .
yurtdışına gelince... gidersem de doktoramı yapıp kesin geri dönerim ben.
zam gelmiş, gelsin. dolar artmış, artsın. 3 dilim ekmek, bir tabak menemen, 3-4 bardak çaya doyuyorum ben. seviyorum ülkemi. nolcak benim bu halim bilmiyorum amk. bunlar hep antidepresan etkii herhalde...