suriyeliler

entry1186 galeri video5
    1041.
  1. GiTMEYECEKLER... GELECEKLER... HEM DE FEVÇ FEVÇ GELECEKLER...
    Yaklaşık on yıldır bu ülkede düzensiz göçmenler konusunda havanda su dövülüyor... Boş konuşuluyor, boşa konuşuluyor...
    Anadolu Coğrafyası aynı zamanda Göçmenler Coğrafyası'dır.
    Ceddim Muhammed Alparslan Gazi'nin Anadolu'yu fethetmesinden hemen sonra Müslüman ve Türk unsurların kitleler halinde Anadolu'ya göçü başlamıştır.
    Ceddim Osmanlı'nın yeni topraklar fethetmesinden sonra bir müddet dışarıya göç (Evlad-ı-Fatihan'ın fethedilen toprakları Türkleştirip islamlaştırması için Anadolu'nun köklü ailelerinde bir kısmının oralara yerleştirilmesi) versek de, imparatorluğun çöküşünün başlaması sürecinde içe doğru mecburi göç ya da ricat (geri çekilme) gerçekleşmiştir.
    Bugünden baktığımızda Anadolu topraklarında yaşayan nüfusun kahir ekseriyyeti (büyük çoğunluğu) göçmenlerden oluşmaktadır.
    Bugün "Falan falan göçmenleri istemiyoruz, hepsi ülkelerine dönsünler." diyenlerin neredeyse tamamı daha öncelerden kendileri de göçmen olan kişilerden oluşmaktadır.
    Kaldı ki, "Göçmenleri istemiyoruz." diye malum yerlerini yırtarcacına bağıran, provakasyonlar yapan, yalan ve düzmece haberler yapan, provakatörlük yapan, sudan sebepler öne sürerek haklı olduklarını ispatlamaya çalışanların neredeyse tamamı köken olarak Türk de, Müslüman da değillerdir.
    Anadolu Coğrafyası, sahabeler, veliler, dervişler, alperenler, şehidler, gaziler yurdudur.
    Allah dostlarının aziz ruhları bu toprakları mübarek ve bereketli kılmakta, Ümmet-i-Mahammedi cezbetmektedir.
    Yedi göbekten yeminli Türk-islam düşmanları her ne kadar istemeseler de, kahırlarında çatır çatır çatlasalar da, bu mübarek topraklara her dinden, her ırktan, bütün mazlum milletlerin unsurları fevç fevç gelmeye devam edeceklerdir. Bu durum Anadolu Coğrafyası'nın kaçınılmaz kaderidir.
    Yüce yaradanımız Kur'an-ı-Azimüşşân'da peygamberimize hitâben " “izâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ." (Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,
    hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.) demiş ise, o hitap bu gün için de bizedir.
    Dünyanın bir çok ülkesi (ABD, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Brezilya ve diğerleri) sadece göçmenlerden oluşmaktadır. Burada yaşayan insanlar asla birbirlerine düşmanlık etmedikleri gibi, her birey, diğerinin hakkına son derece saygılı davranarak, huzur içinde yaşamaktadırlar.
    "iç savaş çıkar, huzurumuz bozulur, ekonomi alt-üst olur." gibi argümanlar zırvalamaktan başka bir şey değildir.
    Bu coğrafyaya gelen hiç bir fert, kendi isteği dışında geri gönderilmeyecek, gelmek isteyenlere de engel olunmayacaktır...
    Türkiye nüfusu, önümüzdeki en geç yirmi yıl içerisinde mutlaka ve mutlaka 150 Milyon nüfusa ulaşmalıdır.
    "Dünya Adalet Düzenini" biz bu insanlarla birlikte gerçekleştireceğiz.
    Bu bize "kader" diye yazıldı...
    Kaderden kaçamazsınız...
    Allâh-u-Ekber..!
    0 ...