hüzün kokan mekanlar

entry13 galeri
    13.
  1. niye bilmiyorum ama yazlıklar. yılda bir defa falan gidiyosun. orada öylece duruyor. hiçbir eşya eskiyemiyor. komşuluklar bile yılda bir kerelik. samimi ama sahte bir tarafı var. düşünsene sen günlük sıkıntılarınla kentin göbeğindesin ve uzakta seni sadece yılda bir kez ağırlayan sevimli bir koltuğun var. bazı tanışlarla yolda orda burda karşılaşıp; "muhakkak görüşelim" dersin ve asla görüşmezsin ya, yazlıklar bana hep öyle geliyor. evin değilmiş gibi. çünkü evin senin sene içinde her halini gören bir yapı. yazlık öyle değil. bahçesindeki ağacın ne kadar büyüdüğüne şaşırabilirsin. bu yabancılıktır. yazlıklar hakikaten bir pazar günü öğleden sonrası gibidir. yüz yıl süren bir pazar sıkıntısı. akşam güneşi. nemli hava. delirtici bir sakinlik. boşluk. yankı. en ufak bir çıt sesi bile yankılanıyor. merdivenden inerken çıkan ses. tırabzanın soğukluğu. yılda bikaç hafta öylesine geçirilen ve bikaç bavulla gelinip gidilen korkunç yapılar. deniz bile; "geldi yine tipini siktiğim" der gibi bakıyor. yazlıklardaki hiçbir şey, neredeyse hiçbiri, hiçbir insana ait değilmiş gibi. boşluğa bıraktığımız küçük izler. yenilenen ve azalan komşular. mezarları kentlerde olan komşular. yeni doğumlar. çok da soğumamış karpuz. geçiştirilme. bunaltıcı.
    3 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük