bir dostumun tavsiyesi üzerine kendime yılbaşı hediyesi olarak aldığım alper canıgüz kitabı...
başlarda sıkıcı, bayağı türkçesiyle soğutuyor kendisinden, -hele ki eski yazınlara düşkünlüğünüz nedeniyle çağdaş türk edebiyatıyla fazla haşır neşir değilseniz- sonunu tahmin edebileceğiniz üçüncü sınıf polisiyelere benzetiyorsunuz, fakat ilerledikçe hem dili hem de kurgusu daha bir akıcılık ve kıvam kazanıyor ve sizi son sayfaya kadar etkisi altına alıyor...
--kitap hakkında--
ve sonunda hem anti-kahramanına, hem de okuruna keriz muamelesi yapıyor... şahsen ben öyle algıladım...
--kitap hakkında--
--spoiler--
"hayatta aşk diye bir şey yok mudur yani?" diye sordum gözlerim yaşlarla dolu.
"yoktur" dedi amcabey*. rakısından bir yudum aldı.
"ölümde aşk diye bir şey vardır."
--spoiler--