zeki idi, müren idi, arabayı süren idi, bahçe idi, bahçevan idi, mesut idi, bahtiyar idi... mesut yaşadı, yaşamadı, bahtiyar öldü, ölmedi.
memleketin yetiştirdiği -neredeyse tek- sahne sanatçısı idi. sahnede devrim yapmış idi, sahneye kostüm olayını, gösteri olayını, heyecanı katmış idi. sesi ve icrası ise geri getirilemez idi. yaşamının belli dönemlerinde popüler musiki eylemişse bile "hakkıyla" eylemiş idi. eski dost düşman olmaz idi, bir demet yasemen idi, şimdi uzaklardasın idi, dilek çeşmesi idi, ah azize vah azize idi, avuçlarımda hala sıcaklığın var idi, menekşelendi sular idi, sen aşk nedir bilmezsin idi, benim güzel manolyam idi... saymakla bitmez idi, ölmekle bitmedi! er idi, paşa idi!
anlatırlar idi, gerçek olmasını diler idim, yakıştırma olması muhtemel idi: "zeki bey size niye paşa diyorlar" diye sormuşlar idi, "ankara'dakilere ibne diyemiyorlar, bana paşa diyorlar" demiş idi. güzel idi, mükemmel idi. kalabalık yaşamış, yalnız ölmüş idi. sahnelere o kadar yakışırdı ki, artık o kadar olur idi...