basra petrol bölgesi ingilizler tarafından işgal edilmiş, osmanlı ise ekonomisi için hayati önem taşıyan basra'nın kontrolünü yeniden ele geçirmek için son bir hamle yapmak durumunda kalmıştı.
işte teşkilat-ı mahsusa'nın başındaki vatansever bir türk subayı olan süleyman askeri bey'de tamamen kendi çabalarıyla topladığı 4000 kişilik fedai ordusu ile basra önlerine gelmişti.
"fedai ordusu" derken, ordu dediğime bakmayın, bu 4000 kişinin çok azı düzenli askerlerden oluşuyordu.
itfaiyeciler, sandalcılar, liseliler, hamam tellakları ve hapishaneden çıkarılmış mahkumlardan oluşan bir fedai ordusuydu süleyman askeri'nin emrindeki birlikler...
süleyman askeri bey işte bu kuvvetlerini yerel arap ve kürt aşiretlerinden aldığı destekle 18 bine ulaştırmıştı.
şimdi basra petrol bölgesinde şuaybe bataklıklarında ingilizlerin karşısındaydı.
ingilizler şuaybe'yi dikenli tellerle çevirmiş ve tahkim etmişler, 7000 kişilik bir kuvvetle savunmaya geçmişlerdi.
ne var ki sayıca üstün olmasına rağmen osmanlı kuvvetleri bir türlü şuaybe'yi ele geçiremiyorlardı.
nihayet 14 nisan günü genel taarruz başlatıldı.
ingiliz tel örgüleri arasından hücuma geçen osmanlı kuvvetleri son bir kez yüklendiler şuaybe mevzilerine, ingilizler dorset ve pencap birlikleri ile arkada kalan arap aşiretlerine taarruz ettiler.
14 bin kişilik arap ve kürt aşiret kuvvetleri bir anda dağıldı.
bataklık ve ingiliz ordusu arasında kalan süleyman askeri cephe gerisinde ihaneti gözleri ile görüyordu.
geride kalan dağılmış arap kabileleri osmanlı garnizonunu yağmalamaya, ölen osmanlı askerlerini soymaya başlamıştı.
o an 31 yıllık yaşamında görmediği acıyı, görmediği ihaneti iliklerine kadar hissetti.
artık bir ordusu yoktu, bu birlikler ile basra'yı alması bir hayaldi...
elindeki tabancasını şakağına dayayarak hayatına son verdi.
onun şehadeti ile birlikte osmanlı bir daha basra dolaylarında bir harekat yapamadı, kut'a kadar geri çekildi...
süleyman askeri bey'in kısa hayatı aslında osmanlı'nın yok oluşunun özeti gibidir...
106 sene önce bugün kaybettiğimiz bu kıymetli subay, 1902 yılında harbiye'den mezun olduğunda tek gayesi vardı.
osmanlı'yı yeniden eski güçlü günlerine döndürmek ve türklüğün şan ve şerefini yüceltmek.
bu uğurda verilen hiçbir vazifeden geri kalmadı, her zaman en önde oldu.
balkan savaşları sonunda elimizden çıkan rumeli'de yenilgiyi kabul etmediler ve batı trakya türk cumhuriyeti'ni kurdular, süleyman askeri de bu yeni cumhuriyetin genelkurmay başkanı oldu.
ve ardından başlayan 1. dünya savaşı ile ırak cephesinde görev aldı.
ırak cephesinde ingilizlere karşı pek çok başarı elde etti, ingilizler'i basra'ya kadar geri püskürttü, lakin ingilizlere vuracağı son darbede ihanet ve yokluk ile yüzleşmek zorunda kalarak hayatına son verdi...
o'nun bu kısa hayatına sığan pek çok mücadele, vatanseverlik ve türklük aşkıyla harmanlanmış bir hayat...