bu kavramla ilgili sık yapılan hatalardan biri geçmiş toplumlarda, üretim biçimlerinde etkili olan toplumsal yasaların bu evrede geçersiz olacağı sanılmasıdır. hayır, bu çok büyük bir hatadır. toplumsal formasyonlarda, üretim ilişkilerinde tezahür eden kavramlar toplum yasalarıdır ve geçmişin birer birikimine sahiplerdir. yani geçmişte insan toplumu şiddet uygulayarak iktidara gelip, iktidarı bir dönüştürme aracı olarak kullanıyorsa gene aynı biçimde kullanılacaktır. sonuçta sınıflı toplumların hepsinde iktidar kendisini bir diktatörlük olarak cisimleştirir.
buradan hareketle yapılan diğer hata toplumun önemli bir kesminin işçi sınıfına benzetileceği hatasıdır. bu durum önemli bir hatadır. nitekim proleterya diktatörlüğü bir geçiş aşamasını temsil etmekle birlikte işçi sınıfının diğer sınıfla birlikte iktidarı ele alması anlamına gelir. kapitalist toplum bir piramit biçimde hayal edilecek olursa en alttakiler ile ortadakilerin el ele verip üstlerindekileri devirmesi ve üçgenin uç kesminin törpülenmesi anlamına gelmektedir. bununla birlikte pratik sonuçlar bize gösteriyor ki; eğitimli kesimler ile kitlelerin öncüsü sayılabilecek parti komiserleri belli bir bürokrasi sağlamaktadır. ancak bunun klasik bir sınıf konumuna gelmediği de açıktır. nitekim sosyalizmin çözüldüğü ülkelerde kapitalist mülk sahibi sınıfları bu bürokratlar değil, sözümona aydınlar ile kahraman diye peydahlanan fırsatçılar oluşturmuştur. yani sosyalizmde de gün be gün kendini var eden küçük burjuvazinin uzantıları yeni mülk sahibi sınıflar olmuştur. o halde buradan çıkacak sonuç klasik anlamıyla var olmayan sınıflar bir azınlık tahakkümü kuramazlar.
sonuçları çok açıktır. bu sürecin ne kadar süreceği ve ya nasıl biteceği tamamen sermaye sınıfı ile işçi sınıfı arasındaki sınıfsal dengelere bağlıdır. biri diğerine göre kat be kat üstünse zaten doğal olarak bu süreç hızlıca geçilecektir. ancak tek tek ülkelerdeki kopuşlar uluslarası egemen güçlerinde dengesine bağlı kalacağındn sınıfsal dengelerle birlikte uluslarası dengelerde bu dönemin ne kadar süreceğini belirler. sonuçta teorinin griliği yerine hayat ağacının yeşilliği belirler proleterya diktasını.