Hemen her yönüyle gurbetçi perspektifiyle analiz edilmesi gereken saz/söz ustası.
Her ne kadar annesi Alman olsa da kadının Alman olduğu her deutsch/turk aile gibi bir süre sonra evi terketmesiyle annesiz büyümüş, dar bir Türk çevre içinde büyümüş olduğundan dolayı dil ve ağız özellikleri yerelliğini korumuştur. O kadar korumuştur ki doğma büyüme Almanya’da yaşayan birisi için Almancası çok kötüdür.
Sosyal hayatı y kuşağı her gurbetçi de olduğu gibi içip, gezip tozmakta sınırlıdır. Burada alkole karşı yobaz bir tutucu olduğum anlamı çıkmasın, ben de samimi arkadaşlarımla haftasonları bira içmeyi, önemli misafirlerime viski ikram etmeyi, başarılarımı şampanyayla kutlamayı, bazı romantik akşamlarda kırmızı şarabı çok severim. Ama sadece o kadar. istisnasız her gün de rakıyla abdest almış gibi gezilmez. Herşeyden önce iş hayatının omuzlarımıza yüklediği ağır sorumluluk buna engel.
Rahmetlinin ideolojisine ve meşhur Kürdistan türküsüne gelince; yurtdışındaki Türklerin siyasi görüşünü çok siklememek lazım. Bir ülkücü, bir pkklı aynı masada oturup okey oynayabilir. Bunlar Almanya’da çok normal şeyler. Muhtemelen kafa beşyüzelliyken eline tutuşturulmuş bir kağıdı okumuştur.