bundan yıllar yıllar önce mustafa kemal atatürk, adalet bakanı mahmut esat bozkurt'u yanına çağırır.
yeni hukuk reformunda bir şey dikkatini çekmiştir.
ulu önder sorar mahmut esat bozkurt'a.
"neden cumhuriyet öğretmeni, cumhuriyet bakanı, cumhuriyet başbakanı, cumhuriyet valisi yok da cumhuriyet savcısı var, neden böyle bir sıfat eklediniz savcılık makamının başına?"
mahmut esat bozkurt "cumhuriyet savcısı" sıfatının isim babasıdır ve diğer meslek gruplarından çok tepki almıştır.
ve atatürk, bunun nedenini böyle sorar.
mahmut esat bozkurt şu tarihi yanıtı verir;
"efendim, çünkü öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir. işte o hesabı soracak olan kişi cumhuriyet savcısı'dır..."
yanıt atatürk'ün de çok hoşuna gider ve meslek isminde "cumhuriyet" kelimesi geçen tek meslek grubu savcılar olur...
savcının görevi cumhuriyeti korumak, cumhuriyete ve bu cumhuriyet içinde yaşayan kişilere kastedenlere hesap sormaktır.
ama bu savcı ne yazık ki cumhuriyet savcısı olduğunu unutmuş, kişisel ego tatmini yapmış.
bu savcı züppesi, evet sen savcı züppesi, sana züppe diyorum. gel hadi bana da dava aç...
bu savcı her kim ise derhal açığa alınmalı ve cübbesi çıkarılmalıdır. gitsin avukatlık yapsın piyasada tutunabilirse.