Tanrı affetsin başına gelenleri unutmak için çok çabaladım. Çünkü günün birinde benzerinin başıma gelebilme ihtimali hiç düşünmek istemediğim ama her an var olan bir ihtimal maalesef.
Bunu yapan hakim karşısına çıkıp giydiği iki kumaş parçası sayesinde affedilmeyi umacak. Bu ayrıca bir korku. Bu korkuyu erkeklere nasıl anlatabilirim bilemiyorum ama her kadın cinayeti bizim zihnimizde bir çentik bırakıyor. Erkekler “zavallı kadın” diyip belki unutabiliyorlar ama kadınlar için onlar kafası kesilen, etleri sökülen, tanınmaması için üzerine beton dökülen, parçalanan, yakılan canlar. Onları hayattan koparanlar en güvendikleri. Siz kendinizi, yapabileceklerinizi biliyorsunuz ama biz bilmiyoruz.
Toplumun öğrettikleri, iç güdüleriniz sizi bir çekimin etkisinde bırakıyor. Bunu da anlayabiliyorum ama öldürmek ne ya? Sevgi ile öldürmeyi nasıl bu kadar yakın algılayabiliyorsunuz? “Ondan nefret ediyordum”, “Allah’ın belasını vermesi için çok bekledim ama vermedi. Sabredemedim” deseniz yemin ediyorum ki anlamaya çalışacağım ama “Çok sevdiğim için öldürdüm” ne demek... Biz neye güvenerek sizi sevebiliriz? Sevdiğiniz her şeyi öldürüyorsunuz. Bu... bu çok korkunç. Biz ölmek istemiyoruz.