bir çocuk vardı... kardeşlerin en küçüğü.henüz 4 yasında..
o gün doğumgünü kutlanacaktı. bütün mahalle davetli. çok mutlu ve heyecanlıydı.
derken kutlama başladı, herkesten bir hediye,mumlar, yaşpasta...herşey çok güzel gidiyordu... o arada işgüzar anne akşam yemeğini ocağa koymuş pişiriyordu... doğumgünü çocuğu henüz 4 yasında ve biraz da salakça olmasından kaynaklı, ocağı ateşi ve gücünü bilemiyordu. mutfağa geçti ve heyecanın verdiği cehaletle ocaktaki kızgın tencereye dokundu. çığlıklar yükseldi mutfaktan. herkes doluştu ve doğumgünü kabusa dönmüştü... bir dizi yanık sonrası tedbirler uygulanmaya başlandı... nafile... aradan bir kaç saat geçti...hem doğumgünü hem de yanık unutulmuş , çocuğun üzerinden ilgi azalmıştı... ve çocuk ilgi çekmeye kararlı adımlar attı... fakat büyük kardeşler bunun numara olduğunu anlamış nihaha nidalarını çoktan atmaya başlamışlardı. ve sinsi ve haince planlarını uygulamaya koyuldular...
- aa elin çok kötü
-iyileşmez bu artık
-bu yanan parmağın var ya
-çürüyecek
-sonra eline yayılacak
-elin çürüyecek
-sonra kolun
-sonra tüm vücüdun
-ve en son sen öleceksin çürüyerek( bunu söyleyen en büyük abla, en çakalı)
-anneeeeeeeeeeeeee....
utanarak sıkılarak edit: bu salakça 4 yaşındaki uşak kesekagidinin taaa kendisidir :)