hayranlarıyla olduğu kadar, iflah olmaz karşıtlarıyla da meşhur bir yönetmendir. zerkalo'yu çektikten sonra kendisine gönderilen bir mektup, filmin berbat olduğundan başlayıp, bu tür kepazeliklere sovyet yönetiminin neden izin verdiğinden yakınan ifadeler doludur. bu denli olmasa da günümüzde ondan nefret edenler de filmleri hakkında benzer bir faşizan dil kullanır. bu insanlar, kendisinin beğenmediği tarkovski filmlerini değerlendirirken "bu veya şu nedenden ötürü beğenmiyorum" veya "ben anlamıyorum" gibisinden sağduyu veya mütevazılık içeren bir cümle kurmayı bile denemezler. elbette hiç kimse tarkovski'yi sevmek zorunda değildir, aynen herkesin tarkovski'yi sevmeme zorunluluğu olmaması gibi. fakat tarkovski'nin filmlerini anlamlandıramayan bazı sinema seyircileri, bu filmleri herkesin anlamlandıramamasının bir zorunluluk olduğunu zannetmektedir. ne yazık ki, az önceki satırlarda denildiği gibi, "beğenilere saygı" mefhumu, ancak alışıldık sinema dilinin sınırları içerisindeki yapıtlar mevzubahisse geçerli sayılmaktadır sadece.