Çağrı filmi çekildiğinde gala yaptığı sinema salonu bombalanmıştı.
iran yapımı "Hz Muhammed: Allah'ın Elçisi" filmine de maalesef benzer tepki verildi.
Daha izlenilmeden haram ilan edildi. Mezhepçilikle itham edildi.
Türkiye'de ilk birkaç günde 500.000 kişi izledi sinema salonlarında. Ama ardından sözde yazar çizerler karaladı filmi; bunların mukallidleri de cep mesajları çekti herkese "izlemeyün! izlettirmeyün!" diye.
Halbuki, ne Peygamberin siması gösteriliyor filmde, ne de mezhepçilik yapılmış.
Türkiye'den merhum Haydar Baş ve Nihat Hatipoğlu'na bile danışmış iranlı yönetmen filmi çekerken. Sen sünni adını kullanırken gidip iranlı bir şii alime danışır mısın iş yaparken? Demek ki mezhepçi sensin, o değil.
Yok; Hz Ebubekir, Hz Ömer, Hz Aişe yokmuş filmde diye bir çığırtkanlık yapıldı. Çağrı filminde var mı bu hazretler? Hz Hamza rolünü oynayan Ermeni bir oyuncu etrafında dönmüyor mu Çağrı filmi. O filmdeki yönetmen ve oyuncunun dinini bile sorgulamazken, iranlı bir yönetmen film yapınca mezhebini sorguluyorsun!
Hem film değil bu, film serisi. Yani yönetmen trilogy (üç film) çekecek.
Bu ilk film ve islam öncesi Kureyş, ebrehe ordusu ve fil olayı gibi şeyler işleniyor. Efendimiz 13 yaşına gelene kadar yaşananları anlatıyor.
ikinci film biset (peygamberliğin gelişi) yani efendimiz 40 yaşına gelene kadar olan gençliğini işleyecek.
Üçüncü film ise nübüvvet yani peygamberlik dönemini, vefatına kadar işleyecek.
Bu ilk filmde Peygamberimizin çocukluğu işlendiği için dolayısı ile dedesi Abdülmüttalib, amcası Ebu Talib, annesi Amine ve sütannesi Halime var. Yani filmin işlediği dönemde Hz Ömer, Hz Aişe doğmamış bile. Hz Ebubekir ise yirmili yaşlarda arkadaş olmuş birisi. Neden filme karşı mezhepçi bakılıyor anlamak mümkün değil.