Dindar kesimin kafasındaki yaratıcı kavramı 5 yaşındaki bir çocuk aklına sahip. Çok çabuk sinirlenip, aşırı ağır cezalar kestiği gibi bir anda yumuşayıp hemen her şeyi de affedebiliyor.
Her şeyi yoktan var eden yüceler yücesi allah, nasıl oluyor da senin gibi basit bir canlının kendisine sürekli arapça güzellemeler yapmasından hoşnut oluyor ve seni cennetle ödüllendiriyor? Zikir olayını bilirsin, yüzlerce hatta binlerce defa aynı sözleri söylüyorlar, çoğu anlamını bile bilmeden yapıyor bunu. En büyük sensin, her şeyi bilen tek kişisin, teksin, sensin falan filan...
Bilmiyorum şirke girebilir bu söyleyeceğim fakat bir insan olarak birisi bana yüzlerce kez çok güzelsin, çok iyisin, şöylesin, böylesin diye sürekli iltifat edip bana yaranmaya çalışsa ya hadi bi siktir git derim dayanamam, bunalırım ya.
Hele şu dümenci hocaların asla vazgeçme temalı günahkar bir insanın cennetle müjdelendiği hikayeleri yok mu, beni her şeyden soğutuyor.
Bu hikayeleri de duymuşsundur muhtemelen. işte günün birinde bi adam varmış bilmem kaç kişiyi öldürmüş, hayatı günahla geçmiş ama son anda birden bire imana gelmiş ve tövbe etmek üzere camiye doğru yola koyulmuş. Fakat o da ne yoldayken ölmüş ve allah da onu tövbe yolunda öldüğü için cennetine almış. Vay amk bee peki öldürdüğü insanlar, işlediği günahlar, yediği kul hakları? Siktir et tövbe yolunda öldü onlar hiç yaşanmadı farz et...
Daha bir sürü şey yazardım da buraya okunmayacağından gerek yok uzatmaya. Bence dinde, dini anlatanlarda olduğu kadar bir çelişki yok. Dini anlatanlar mı? Onların hayatları zaten koca bir çelişkiden ibaret.