15 yıl öncesi, ne şaklabanlıklar ne soytarılıklarla binbir çeşit taklalarla hayatına girdigim, o mavi önlük beyaz yakalıgı voltran sulugu ile okulun
gözdesi incisi körpe güzel kıza tutulmustum bi tatil gününde. o aralar nestle nın reklamları vardı televizyonlarda,e haliyle cocuguz tabi hemen kapıveriyoruz
işimize gelen gelmeyen herseyi. reklamın ardından annemın cüzdanından aşırmış oldugum bi sonraki günki harclıgımı numan amcanın bakklında "nestle" ye veriyorum.~ki o yasta o parayı o
çikolataya vermek cidden göt isterdi~. resim defterinden kopardıgım beyaz kagıda çikolatanın ambalajından kestigim harfleri öyle itina ile keserek yapıştırdım ki
sanırsın ertesi gün andımız sonrası kız bana verecek. velhasili kelam ertesi gün sırasının altına koyarsın bu dandik elişi dersinden bozma eseri, yapılan cabalar sonuc verir tabiki
"nestle" bu borumu. yaş küçük tabi tutup kızla pastaneye cafeye gidemiyorsun ama masum bi yanasma cabasıda var içten içe. sözde cıkıyoruz nereye cıkıyorsak, kızı andımızda
onun dısında istiklal marsında,milli bayramlardaki törenlerde ve tam bizi anlatan yerli malı haftasında görüyorum. bigün tak etti dedim evinin önüne gidicem, evinin önüde
taş çatlasın bizim eve 400 mt, yaya halde ceylan gibi seke seke evinin önünden gecerken o hep filmlerde rastladıgım kötü abi karakteri ve figüran tayfası sokagın basına
pineklemiş cekirdek cıtlıyorlar. içlerinden biri durumu bildiginden olsa gerek enseme bir yapıştı ki küçük köpek yavrusunu havaya kaldırır gibi fizik kurallarını altüst edercesine
yerle temasımı keserek mevzuya girer:
-"mustafa, bu piç senın kardeşine asılıyor okulda"demezmi! lan hadi asılıyorum, hadi sözde cıkıyorum kızla fiilen olmasada, hadi piç lafınıda yuttumda, niye abisine ispiyonlarsın
be yavsak. abisi o hışımla pençesini savurdu bana dogru lakin ensemdeki elden kurtulmusumdur ben. mahellenin en tenha yerinde saatlerce pusuya yattıgımı bilirim. ha bunlar ne içindi
ilk aşkım içindi yani çocukluk aşkım içindi...
15 yıl sonrası,takvim yaprakları 3 haziran 2008 i göstermekte. mng kargoda araclı kurye olarak calışmaktayım. şirketin birine kargosunu teslim etmek amacı ile zile basıyorum,
kapı acılıyor ve karsımda cocukluk askım,ilginctir görür görmez tanıyorum tereddütsüz hemde, ismini zikredip onay aldıktan sonra "tanıdınmız mı beni" diye salakca bir girişle
baslıyorum muhabbete,boynuma sarılmasını felan beklemiyorum tabi,ulan en azından "nestle"nin hatırına ne bileyim gölgelerin gücü adına felan insan tanır be. haliyle tanımıyor
tanınamıyorum ve tınlanmıyorum o müessesede.şeytan diyor al kargoyu verme mına koyim gelsin şubeden alsın ama yapamıyorum mesleki prensipler bi yerde.hadi tanımadın bari
ertesi hafta feysbuktan arkadaslık teklifi yolladım onu kabul et bari,yok onuda reddetmiş görmezden gelip yoksay a tıklamış,diyecegim şudur ki
bişey ifade etmiyor artık bana cocukluk aşkı, keşke görmeseydim o gün hatıralarımda kalsaydı anılarım, alkole başladım psikolojik tedavi görüyorum hayatım boka sardı
iyice o kargodan sonra, yardım edin bana sözlük ahalisi, beni köyümün yagmurlarında yıkasınlar...