Zevkler tartışılır elbette. Ama konu sadece zevkten ibaret de sayılmaz.
Ben klasik türk musikisi ve klasik batı musikisi dinlediğim için, daha ciddi işlerden zevk aldığım için sezen aksu'yu basit bir besteci olarak degerlendirebiliyorum rahatlıkla. Ama toplumun sanat kültürü, bilgi ve seviyesi penceresinden bakıldığında toplumda karşılığı bulan işler yaptığı için elbette sevilmesi, takdir edilmesi doğaldır.
Yine de sanatının değerinin ne olduğuna bu dar bağlamdan hareketle karar verirsek hata etmis oluruz.
Sezen aksu sanıldığı gibi öyle büyük bir sanatçı değildir.
Nasıl ki bir insan çok daha iyi şairlerle karşılaşmadan ilk tanıdıģı, anladığı, sevdiği sairlere abartılı anlamlar yükler de gerçek değerlerini elinde yeterli bir kıstas olmadığı için belirleyemezse,
iyi müziğin de ne olduğu hakkında yanlış yargılarda bulunulabilir.
Unutmayalım bu millet daha düne kadar rezil bir arabesk bataklığına zevk içinde dalıyordu. Sezen aksu da bu arabeskliklerden belli oranda nasiplenmiş bir sanatçıdır. Bazı işleri fena değildir fakat bazı işleri vardır ki tam bir felakettir. Sanatın ciddi kollarıyla, yüksek sanatla içli dışlı olan birine dinletemezsiniz, sevdiremezsiniz o nedenle.
Kaldı ki popüler dalda türkiye'de sanat namına bir şey yapan biri mi var ki sezen aksu yapmış olsun?