Bana göre bunun ilk ve en net belirtisi hizmet edene olan tavrı.
Benim dönemin çocukları sokaklarda büyüdü. Sokak kültürünü acayip severim. Yaşımdan dolayı sokaklarda büyümüş biriyle flört ediyor oluyorum. Sokak nedir? Dostluktur, kavgadır, iletişimin en kaliteli halini öğrenmektir, kabadayı abilerdir, top oynarken düşmektir, ilk ağız dolusu küfürü öğrenmektir, paylaşmaktır. Kısacası samimiyettir.
Adam karşıma bir oturuyor sanki fransız dadılar ile piyano dersleri eşliğinde büyümüş gibi bir tavır. Adam köyünden eğitim nedenli 5 sene önce gelmiş, bir evin en az 2 milyona satıldığı tamamen yeşil ve mavi olan yaşadığım yer için köy diyor, beğenmiyor. Burada mı yaşıyorsun yaae diyor. Mecidiyeköy var ya dünyanın merkezi, hiçbir yere değişmem diye konusuyor yanımda. Sizin köy 76 nüfusa sahip bir yerdi arkadaşım, neden geçmişinden bu kadar utanç duyuyorsun ve bu nedenle başkalarının hayatlarını küçümsüyorsun?
Garsona davranışlarından utanç duyduğum çok insan oldu. Ben eziliyorum garsonun karşısında. Yaaaa ne kadar erkek şuna bak mı diyeceğimi zannediyor bilemiyorum. Oooo başkalarını nasıl küçümsüyor devam et erkeğim diyip kaslarını falan mıncıklayacağım?
Daha 4 sene önce, dayı şuradan 2 köfte ekmek versene diyen ve para yetişmeyince hakkını helal et diyen insanların, yemek, hizmet ve garson beğenmeyen tavırlarına sahiden aşırı kıl oluyorum. Bi de çoğalıyor bunlar.
Benim patron 30 yaşlarında genç bir adam. Altında bir araba var muhtemel ikinci eli 300-400 bin. Adam şirket sahibi, yemek yediğimiz zaman nasılsın kardeşim diye soruyor önce garsona. Garsona bakıyor, gülümsüyor, memnuniyetini dile getiriyor. Yanında 4-5 bine çalışanlar yemek yapan ablanın serdiği masa örtüsünü beğenmeyip olay çıkarıyor, ablayı ağlatıyor.
Daha zengin, daha kültürlü, daha zeki, daha bilmem ne gözükmek için kaba davranan insan net olarak kalitesizdir. Diğer detaylar bundan sonra gelir, bana göre nazik biriyse de çoğu önemsizdir.