neşet ertaş

entry1909 galeri video53
    1801.
  1. nağmelerden yola çıkmak...

    notalardan medet ummak...

    gitmek. kopmak.

    sevgiliden ayrılmak.

    dünyayı bırakmak.

    biliyorsun, ardında bir yığın anlaşılmaz sözler kalacak. bir yığın anlaşılmaz ilişkiler, ilişki gibi duran durumlar...

    orada bir hasta var. yatağında...

    günlerdir orada... onlardan biri nihayet ayrıldı aramızdan.

    ayrılmayı bekleyenler var sırada. sıra kimde?

    en iyilerimiz en aceleci olanlar. onlar önden gidiyor.

    erdem bayazıt onlara şiir yazmıştı: önden gidenler, diyordu onlara. öncüler, fedailer anlamında...

    her biri arkasında bir anı bıraktı. kendini bıraktı. anı, bir yerde insanın kendi haline denir. anı insan olur.

    bozkırın tezenesi, diyorlardı ona. türküler, bozlaklar...

    zeki müren kendim ettim kendim buldum ezgisini duyduğunda kafasını duvarlara vurmuş, duvarlara vururken: olamaz! diye haykırıyormuş...

    bir neşet ertaş hayranı ve kendisi de bir bağlama virtüözü olan bayram bilge tokel, neşet ertaş kitabı adını verdiği 300 küsur sayfalık kitabı yayınlandıktan sonra, bir mülakatta neşet ertaş üzerine yöneltilen bir soru üzerine şunları söylüyor:

    300 küsur sayfalık kitabı yazdıktan sonra da hâlâ bunu tam olarak ifade edemediğimi düşünürüm. neşet ertaş''ı neşet ertaş yapan değerlerin başında samimiyet geliyor. zaten sanat samimiyettir. bunu en üst seviyede idrak edip spontane bir şekilde sanatına yansıtandır yegane sanatçı. neşet ertaş, yüreğinin sesini dinliyor. şeyh galip şöyle diyor: hoşça bak zatına kim, zübde-i âlemsin sen. neşet ertaş, şeyh galib''in bu mısrasını bilmiyor, her insanın kâinatın özünü temsil ettiğini, insanın kendisini keşfettiğinde kâinatı keşfedeceğini sezgisiyle hissediyor, kendi içinde derinleşiyor, bunu içinden geldiği gibi ifade ediyor. bu da ona müthiş bir zenginlik katıyor. bir de babasından devraldığı geleneksel bir birikim var. bu birikimi nasıl takdim edeceğini çok iyi biliyor. ayrıca neşet ertaş sadece güzel saz çalıp güzel bozlak okuyan birisi değil, aynı zamanda ustaca şiir söyleme yeteneği var. karacaoğlan''dan, seyrani''den, pir sultan''dan günümüze gelen halk şiiri tarzını yenileyerek, başta da söylediğimiz gibi karacaoğlan gibi konuşmuyor ama onun seviyesinde konuşuyor. halkın dünyasında yaşıyor ve onun çektiği acıyı biliyor, bunu da en güzel bir üslupla ifade ediyor. (40 ikindi dergisi - sayı 8/20, mehmet kaman).
    0 ...