Çok komik olmasa da sık sık güldüren bazen de duygusallaştıran sıcacık bir film. Döneminin tüm özelliklerini ve güzelliklerini yansıtıyor, film bazen çocuk sahibi olmayı istemenize neden olurken bazen de iyi ki bekarım dedirtiyor.
Ülkemizin adı da 3-5 kere geçen filmde, bir telefon görüşmesinde güya Türkiye'ye film çekmeye gelmiş Jack bir yandan Türkiye'yi överken bir yandan ekrana gelen görüntüde de fesli adamlar ve Arapça tabelalar gösteriliyor.
3 bekar ve kafadar arkadaş - mimar Peter, sanatçı Michael, ve oyucu Jack - Manhattan'da aynı apartman dairesini paylaşmaktadırlar. Jack bir film çekimi için yurt dışına çıkınca, 2 ev arkadaşı kapının önüne terkedilmiş bir bebek bulurlar. Üstelik Jack'in kızı olan bu bebekten kendisinin de haberi yoktur! Jack dönesiye kadar bebeğin bakımını üstlenen iki arkadaş ne kadar büyük bir yükün latına girdiklerini ise çok sonradan fark edeceklerdir.