Bülent Ecevit’in anne tarafından büyük dedesi Hacı Emin Paşa, Mekke’de 17 yıl şeyhülislam olarak görev yapmıştı, kutsal toprakları korumakla görevli olan Medine şeyhülharemi’ydi, vakıflar, medreseler kurdu, Hazreti Muhammed’in kabrinin de içinde bulunduğu Mescid’i Nebevi’nin 110 bin metrekaresinin tapusu, ona aitti. Kendisi rahmetli olunca, bu devasa mirası evlatlarına, torunlarına geçti. Bugünkü emlak değeri ne ediyor biliyor musunuz… 1 milyar 700 milyon dolar ediyor!
Hacı Emin Paşa’nın 70 mirasçısı bulunuyordu, bunlardan biri de Bülent Ecevit’ti.
Davalar açıldı, 2005 yılında sonuçlandı, Suudi Arabistan devleti istimlak bedeli olarak 340 milyon dolar ödemeyi kabul etti.
Dünyanın en namuslu siyasetçilerinden biri olan Bülent Ecevit, bu muhteşem mirastan kendisine düşen payı almadı, Atatürk tarafından kurulan Diyanet işleri Başkanlığı’na bağışladı!
Evet, yanlış okumadınız… Servet değerindeki dede mirasını “Türk hacıların yararına kullanılması için, Türk hacılara ücretsiz konaklama yeri yapılması için” Diyanet’e bağışladı.
Bu dönemin diyanet’ini ise, 10 Kasım’da Atatürk’e bir fatiha okumayı bile çok gören, 19 Mayıs’ı 23 Nisan’ı 30 Ağustos’u 29 Ekim’i 9 Eylül’ü yok sayan diyanet’i anlatmama gerek var mı?
Suudi kralı mahkeme kararına rağmen, Bülent Ecevit’in Diyanet’e bağışladığı istimlak bedelini henüz ödemedi.
Bu dönemde ise, aynı Suudi kralına “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Şeref Madalyası” takdim edildi, yetmedi, istanbul Boğazı’ndaki 57 bin metrekarelik arazisine ayrıcalıklı imar izni verildi.