abdullah ibni sebe

entry9 galeri
    7.
  1. ABDULLAH BiN SEBE Şii KAYNAKLARINDA

    Son zamanlar bazı inatçı cahiller ibn Seba diye birisinin tarihte yaşamadığını söylüyorlar. Fakat bu boş bir iddiadır. Şianın en ünlü ve ilk devir rivayet alimleri ibn Sebanın yaşadığını tasdik ediyorlar.

    Hatta Büyük şii alimi Said ibn Abdullah el-Kummi "el-Makalat vel Firak" isimli eserinde Alinin imametine itikadın farz olduğunu söyleyen ve Sahabilere tan eden ilk kişinin ibn Sebe olduğunu söylüyor : "Sebailer Abdullah bin Sebenin devamcılarıdır. .... Ona (ibn Sebe`ye) yardım edenler ibn Hursi ve ibn Esved idi.. O, Ebu Bekiri, Ömeri, Osmanı tahkir eden ilk kişiydi" [1]. el-Kummi Şiaya göre en itibarlı ve en güvenilir kişilerden birisidir. Şianın es-Saduk ismiyle bilinen ünlü alimi onun hakkında diyor : "Said el-Kummi masum imam Hasan el-Askeri ile görüşmüş ve ondan rivayet etmiştir." [2].

    Diğer şii alimi Nevbahti de ibn Sebanın Alinin imametine itikadın farz olduğunu söyleyen ilk kişi olduğunu zikretmiştir [3].

    Daha bir büyük şii alimi el-Keşşi, "Rical el-Keşşi" eserinde diyor : Abdullah ibn Sebe yahudiydi daha sonra müslüman oldu, Aliyi dost edindi. Yahudi olduğu zamanlar Yuşa bin Nunun Musa`nın vasisi olduğunu söylerdi, müslüman olduktan sonra ise Muhammedin ölümünden sonra aynı şeyin Aliye ait olduğunu söylerdi. Alinin imametinin farz olduğunu söyleyen, onun düşmanlarından beraat eden, onun mühaliflerini ve onların küfürlerini ifşa eden ilk kişi O olmuştur. Bu yüzden şiaya ve rafiziliğe muhalif olanlar derler ki Şianın ve Rafiziliğin esası yahudilikten alınmıştır." [4]

    Muasır Şianın en büyük alimlerinden biri olarak kabul gören el-Memkani, el-Keşşi`nin bu sözlerini kendi eserinde naklederek kabul etmiştir. [5].

    ibn Seba hakkında bilgiler veren eski şii kitaplarından birisi de ibn Şaşir en-Naşi el-Ekber`in [6] "Mesail el-imamiyye" eseridir. Naşi el Ekber yazıyor : "Bir grup Alinin ölmediğini, hayatta olduğunu ve arapları yola getirmedikçe ölmeyeceğini söylediler. Bunlar Abdullah ibn Seba'nln devamçıları olan Sebailerdir. Abdullah bin Sebe Sana'lı yahudiydi, Medain şerhinde yaşıyordu." [7].

    Şeyh Tusi, "Rical et-Tusi" eserinde Alinin ashabı bölümünde ibn Sebe hakkında rivayetler aktarmıştır [8]. Şeyh Tusi "Tehzibul Ahkam" eserinde de ibn Sebadan bahsetmiştir [9]

    Nimetullah Cezairi, "Enverun Numaniyye" eserinde [10], Meclisi "Biharul Envar"da [11], el-Hilli "Rical" eserinde [12], Şeyh Mufid, "Şerh Akaidul Sudur" eserinde [13], Muhammed Muzafferi, "Tarih eş-Şia" eserinde [14] ibn Sebadan bahsetmişlerdir.

    Bunlardan başka bir sürü kaynak daha gösterilebilir. Kısacaksı ibn Sebe`nin kimliği hakkında Şia kitaplarında malumatlar inkar edilemeyecek kadar oldukça fazladır.

    [1] "el-Makalat vel Firak", s.10-11
    [2] es-Saduk, "ikmelü`d-Din ve Temam en-Nime",s.425-435. (es-Saduk lakabını ona şiiler verçmiştir, anlamı doğru sözlü demektir)
    [3] en-Nevbahti, "Fırak eş-Şia", s.19-20
    [4] "Rical el-Keşşi" , s.108-109. (el-Keşşi, ibn Seba hakkında çok sayıda rivayet nakletmiştir. bkz 106-109, 180-184cü sayfalar. Rical el-Keşşi eseri Şiilerde en eski ve mutemed rical eseridir.
    [5] el-Memkani, "Tenkih el-Mekal", 2/84
    [6] Abdullah bin Muhammed Ebül Abbas - ibn Şaşir en-Naşi el-Ekber ismi ile biliniyor.
    [7] "Mesail el-imamiyye", s.22-23
    [8] Rical et-Tusi, s.51
    [9] Tehzibul Ahkam, c.2. s,322
    [10] "Enverun Numaniyye", c.2, s.234
    [11] "Biharul Envar", 25/286-287
    [12] Hilli, "Rical", 2/71
    [13] "Şerh Akaidul Sudur", s. 25
    [14] Muhammed Hüseyin el-Müzefferi, "Tarih eş-Şia" s.10
    0 ...